ENİNE BOYUNA DOMUZ GRİBİ TOPLANTISI


Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı ile İl Sağlık Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği “Enine Boyuna Domuz Gribi (İnfluenza A H1N1) Toplantısı”, 15 Ekim 2009 Perşembe günü gerçekleştirildi.

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı ile İl Sağlık Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği “Enine Boyuna Domuz Gribi (İnfluenza A H1N1) Toplantısı”, 15 Ekim 2009 Perşembe günü gerçekleştirildi. Mart-Nisan aylarında tüm dünyayı etkisi altına alan domuz gribi, toplam 500 milyon insanın hastalığına ve yaklaşık 4 bin kişinin de yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Ülkemizde de Ekim ayı sonundan 2010 yılı Mart ayı sonuna kadar iklimle ilişkili olarak salgınların ortaya çıkacağı tehlikesine karşı halkı bilinçlendirmek amacıyla düzenlenen toplantıya Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyelerinin yanı sıra Sağlık Bakanlığı yetkilileri de konuşmacı olarak katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan AKÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, son günlerde ülkemizi önemli ölçüde etkisi altına domuz gribinin ortak yaşam alanlarında hızla yayılması, önlem alma ve bilinçlendirme açısından toplantının önemli olduğunu belirtti. Bu tür toplantıların daha fazla yapılması gerektiğini ifade ederek, “Bu tür toplantıların yapılmasını üniversite olarak ana görevlerimizden biri olarak görüyorum. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ali Altuntaş’ın talimatları doğrultusunda önümüzdeki günlerde üniversitemiz Atatürk Kongre Merkezinin bin kişilik salonunda, aynı konuda çok daha geniş katılımlı bir toplantı düzenleyeceğimizi de belirtmek isterim.” dedi.

Ardından başkanlığını AKÜ Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Cem Aktepe’nin yaptığı ve AKÜ Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Altındiş, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığından Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gülay Korukluoğlu ile AKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Bozkurt’un konuşmacı olarak katıldığı birinci oturuma geçildi.

Doç. Dr. Mustafa Altındiş, “Global Kriz: İfluenza ve Yeni Virüsler (Domuz Gribi ve Kuş Gribi” başlıklı sunumunda, ifluenza salgınlarının kuş gribi ile gündeme geldiğini ve ilk salgının 1500′lü yıllarda ortaya çıktığını belirterek, “Domuz gribi, son 6 aydır gündemimize girmiş ve yaygın enfeksiyon yaparak, yüksek oranda ölümlere neden olmuştur. Domuz gribi virüsü, domuzlarda enfeksiyon yaratan bir virüs olup, çok kolay bulaşabiliyor. Hastalık yapma oranının düşük olmasına karşın ölümcül vakalara dönüşme oranı daha yüksektir. Domuz gribi, 1976′da da çok sayıda kişiyi etkilemiş, 2005-2009 yılları arasında Amerika Birleşik Devletlerinde 12 domuz gribi vakası tespit edilmiş ve günümüzde de bunun etkilerinin sürdüğünü görmekteyiz. Domuz gribinin 4 Ekim 2009 tarihine kadar bildirilen vaka ve ölüm sayılarına baktığımızda bu sayılar toplamda 4525′e ulaşmıştır.” dedi. Doç. Dr. Altındiş, influenzanın üst solunum yolu, burun, boğaz ve bazen akciğerleri saran bir enfeksiyon olduğunu ifade ettiği konuşmasında “Bu enfeksiyonda, yüksek ateş, baş ağrısı ve öksürme gibi belirtiler kendini gösterir. Yaklaşık bir hafta süren bu enfeksiyon, her yıl nüfusun yüzde 5-15′ni infekte eder. İnfluenza virüsünün A, B ve C formları vardır; ancak biz A grubu virüslerden etkilenmekteyiz.” şeklinde konuştu. Ardından Uzm. Dr. Gülay Korukluoğlu, “Türkiye’deki Durum ve Yeni Olgular” başlıklı sunumunda ülkemizdeki pandemi hazırlıklarından söz ederek, “Türkiye’de pandemi hazırlığı, domuz gribi ile gündeme gelmemiştir. Kuş gribi kapsamında zaten influenza virüsüne karşı toplumun nasıl korunabileceğine yönelik çalışmalar başlamıştı. Pandemik Grip Ulusal Faaliyet Planı, 2006 yılında yayımlandı. Bu plan kapsamında ulusal plana paralel olarak il planları hazırlandı, tatbikatlar yapıldı. Ayrıca pandemik aşı temini için çalışmalar yapıldı ve risk grupları oluşturularak bunlara yönelik aşı temin edildi. Bu plana göre gebeler, 6-35 aylık çocuklar, sağlık personeli, yangın ve ulaşım hizmetleri ile doğalgaz tesislerinde çalışanlar, silahlı kuvvetler mensupları risk grubu içerisinde yer almakta olup, virüse karşı korunma bebek ve genç nüfusta daha düşük.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Zehra Bozkurt ise “Domuz Gribi: Hayvancılık Boyutu” başlıklı bir sunum yaptı. Prof. Dr. Bozkurt, domuzlardaki bağışıklık sisteminin sayıf düşmesi sonucunda domuz gribinin ortaya çıktığını belirterek, domuz yetiştiriciliğinin önemli olduğu ülkelerde domuzların barınma ve nakilleri sırasında bazı yanlış uygulamaların da domuz gribine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bozkurt, “Domuzlar kronik soğuk etkisinde kaldılar, yavru domuzlar beton zeminli barınaklara kapatıldı. Sert yüzeylere sürekli temaslar deri lezyonlarına neden oldu. Domuzların stabil olmayan ortamlarda barındırılması, onları sosyal çevrede saldırıya yöneltti ve büyüyen domuzların kuyrukları kesildi. Bu ortam içerisinde domuzlar annelik davranışı yapmayı reddettiler. İnsanoğlu günümüzde tamamen kendi arzuları doğrultusunda domuz, sığır, tavuk, kuş, vb. hayvanlardan ticari anlamda daha fazla verim elde etmek adına barınma alanlarını daraltarak, onları elverişsiz ortamlarda yaşamaya mecbur kılıyor.” diye konuştu.

AKÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Altındiş’in başkanlık yaptığı ikinci oturumda ise Uzm. Dr. Gülay Korukluoğlu “İnfluenza: Laboratuvar Bulguları ve DSÖ Akış Şeması”; Doç. Dr. Ayşegül Gözalan, “İnfluenza Epidemiyolojisi ve Sürveyans” ve Doç. Dr. Orhan Cem Aktepe, “Aşılama ve Proflaksi” başlıklı sunumlarını yaptılar. Toplantı, dinleyicilerin sorularının cevaplandırılmasının ardından sona erdi.

0 yorum: