Baktığımız zaman sağlığın bile ticarileştirilebileceğini görebiliyoruz. Domuz Gribi diye adlandırdığımız (H1-H1) virüsü Türkiye’de git gide yaygınlaşıyor. Onun için gelen aşının daha bir ülkede denenmesi. Türk halkını paniklendiriyor. Doğru bir yandan Amerikan başbakanı Barack Obama kendi kızlarına bile aşı yaptırmıyor, bunun sebebi gelen aşının tam güvenli testlerden geçirilmemesi. Bildiğiniz üzere domuz gribi Meksika da bir domuz çiftliğinde meydana geldi çoğu profesörlerin demesi üzere hayvanlarda ve insanlarda bulunan virüs’ün birleşmesi sonucu meydana geldi. Ama bu şu demek değil ki dünyadaki tüm domuzların bu hastalığın taşıdığı.Adı domuz gribi olarak kaldı.Ama dünya sağlık örgütü bunun için çok uğraştı ama adını değiştiremedi. Geçtiğiz senelerde Kuş Gribi diye adlandığımız hastalık bir çok hayvanlarımız canlı canlı yakıldı.canlı canlı gömüldü.Bu senede mısırda çoğu domuzların öldürülmesi.Ama domuz Türkiye de hoş karşılanmıyor.Ama şu unutmayalım ki onu da yaratan Rabbimiz Bizi de yaratan rabbimiz.Sizce de arda arda gelen hastalıların yada bunların bulaşıcı olması tesadüf mü?Bu demek ki benim düşüncelerime göre bunların üstten den çoğu kişiler rant sağlamakta yani para kazanmak.Sizce de acayip değil mi?Çoğu hastalıkların tedavisi uzun süren aşamalar.Ama domuz gribinin(H1-N1) virüsünün hemen tedavisi bulundu.Sizce de biraz acayip değil mi.Bir de Türkiye gelen aşıların ilk olarak ortaöğretim ve lise çağındaki öğrencilere yapılması.Çocuklarımı bu tür yalanlar kobay olmasına razı mısınız?
Çağımızın hastalığı denilen domuz gribi nedir aslında.Hepimiz açılım paketinin içindekiler gibi bunuda merak eder olduk.Hiç kimsede çıkıp adam akıllı bir açıklama yapmıyor.Tek bildiğimiz ‘öldürücü’ olduğu ve sadece nedense ilkokul çocuklarına bulaşacağı korkusu.Hepimiz hatırlarız ki bir zamanlar önce şarbon çıktı,ardından deli dana,daha sonra kuş gribi bu telaş biter bitmez kırım kongo kanamalı ateşli keneler ve sonunda domuz gribi.Bunlarda öldürücü değiller miydi? Ama bundan önceki hastalıkların bir ortak paydası vardı.
Şarbon dolu olabilecek postaları almamamız söylendi şarbon laneti ortadan kalktı.Deli dana olabilecek inekler kesilmedi sorun kaltı,Deli dana’dan yeni çıktığımız için kırmızı etler tüketilmemeye başlandı.Bunun yerini beyaz et vardı.Haliyle kurban olarak Tavuk’ları seçtiler. Bi gripte onlara bulaştı,bu sefer ne dediler; tüm tavukları telef edelim,halkımız kırmızı et yesin.Sayıları milyonları bulan tavukların nerdeyse soyu tükenese kadar yok edilişini izledik.Baktılar millet bunlara göz yumuyor.Avrupa’da 2004 senesinde moda olan Keneleri ülkemize getirdiler.1000 yıldır hayvancılıkla uğraşıp kenelerle ahbap olan insanlarımız birden evrim geçirmiş kenelerin istilasına uğradılar.Bu keneler hangi ırk ile çiftleştiler ki mutasyona uğradılar yada bir diğer şık olan ülkemize nasıl yurtdışından biyolojik silah olarak nasıl ithal edildiler.Orası muamma.Ama bununda diğer hastalıklar gibi tedavisi vardı.Paçalarınızı çoraplarınızın içine koydunuzmu kene bulaşmıyordu.
Yıl 2009 şimdi ki Gündem Domuz gribi.Hükümetimizin bundan önceki hiper tedavi yöntemlerinin yanı sıra ilaçla tedavisi var.Ama ilacı daha dünyada kimse kullanmıyor.Çünkü kimse Yan etkilerinin ne olduğunu bilemediği için korkuyor ve sıcak bakmıyor.Tek bir ülke hariç.Orasıda TÜRKİYE.Hani 1959 yılından beri AB’ye alınamayan Türkiye. Ama artık AB’ye girebilmek için bir umut ışığı var.Nasıl mı Kobaylık… tabiki de.İlacı 0-14 yaşındaki çocuklarda kullanıp işe yaradığını ve/veya yaramadığını görüp bizi AB’yemi alacaklar merak konusu.Bir diğer konuda ne zaman bir hastalık çıksa ne hikmettir ki o dönemde de ya bir seçim söz konusudur ya da ihale.Bundan önceki hastalıklar da halk hastalıklarla uğraşırken ya yandaş holdinglere ihaleler verildi,ya hükümeti sözde yönetecek kişiler atandı ya da açılım yapıldı/yapılacak.Bu sefer bu hastalığın altından neler çıkacak merak konusu.Onca korkulara rağmen neden Obama kendi çocuklarına bu aşıyı yaptırmıyor buda ikinci şüphe (?)
Tedavisi bir şekilde yapılır.Üzerimizde oynanan bu senaryoları uygulamamak,hiç bir şeye göz yummamak.
zaman:
10:43
“Siz kim oluyorsunuz!”
‘Dünya Sağlık Örgütü aşıyı onaylıyor, siz kim oluyorsunuz!’
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Bir çocuk domuz gribinden ölse, annesi de bana gelip, ’çocuğuma falancanın sözüyle aşı yaptırmadım’ dese, o kişi hakkında suç duyurusunda bulunurum” dedi. Bu konuda konuşanların vicdani sorumluluk kadar hukuki sorumluluk da taşımaları gerektiğini söyleyen Bakan, “Dünya Sağlık örgütü aşıyı onaylıyor, siz kim oluyorsunuz” diye çıkıştı.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, domuz gribi salgınına ilişkin bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı yaptı. İstanbul’daki medya kuruluşlarının yöneticileriyle Hyatt Regency Otel’de bir araya gelen Bakan Akdağ’ın yanında İstanbul Valisi Muammer Güler ile Pandemi İzleme Bilim Kurulu üyeleri ve bakanlık bürokratları da hazır bulundu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ gazete yöneticilerini bilgilendirme toplantısına girmeden önce, yaptığı açıklamada, “Zorla aşı yapacak değiliz, özellikle çocuklar için ailelerin iznini alacağız” dedi.
Suç duyurusunda bulunurum
Medya kuruluşlarının yöneticilerinin katıldığı bilgilendirme toplantısında Bakan Akdağ sözlerine “Salgın kapımızdaydı, artık aramızda” diye başladı. Bakan Akdağ, “domuz gribi aşısının yan etkileri ve güvenilmezliği ile ilgili konuşan az sayıda kişinin bilgi kirliliği yarattığını” belirtti. Bu bilgi kirliliğinin halka ‘pahalıya mal olma ihtimali olduğu’na dikkat çeken Akdağ, “Aşının güvenilmezliğiyle ilgili görüş bildirenlerle polemiğe girmek istemem. ’Kimse aşı olmasın’ diyenler delilleriyle konuşsunlar, arkalarına kendilerine hak veren bilimsel bir kuruluşu alsınlar. Dünya Sağlık Örgütü, aşıya onay veriyor, Avrupa ve Dünya İlaç Ajansı aşıları ruhsatlandırmış. Hepsi yanılıyor diyorsunuz da siz kim oluyorsunuz. Yarın öbür gün bir çocuk domuz gribinden ölse, annesi de bana gelip, ’Çocuğuma falancanın sözüyle aşı yaptırmadım’ dese, o kişi hakkında suç duyurusunda bulunurum. Vicdani sorumluluğu üstleniyorlarsa, hukuki sorumluluğu da üstlenirler sanırım” dedi.
Riski üstlenen protokol yaptık
Bakan Akdağ, 25 milyon doz Glaxo Smith Klein’dan, 15 milyon doz Novartis’ten, 3 milyon doz da hamileler için kullanılmak üzere ‘adjuvansız aşı’ üreten Pasteur’den alınmak üzere toplam 43 milyon doz aşı geleceğini söyledi. Aşılar için 500 milyon lira harcanacak, doz aşının birim fiyatı ise 5.2 euro. Bu firmaların aşı verdikleri ülkelerle ‘sorumluluk size ait’ protokolü imzaladığını açıkladıklarını hatırlattığımız Akdağ’ın yanıtı şöyle oldu: “Büyük ölçekte aşı aldığımız iki firmanın ruhsatlandırma işlemi tamamlandı. 3 milyon doz aşı alacağımız üçüncü firmanın ise kısa sürede ruhsatlandırması tamamlanacak. Geçtiğimiz dönemde yaptığımız anlaşmalarda bu tip protokoller söz konusu oldu tabii.”
Türkiye’de de aşı üretilecek
Bakan Akdağ’ın dev ekranda bilgisayarla sunumunu tamamlamasının ardından toplantının soru-cevap kısmı hararetli geçti. Bakan Akdağ’a bu kez “Vatandaşlarına domuz gribi aşısı uygulaması yapan, Japonya, Çin, Hollanda, Avustralya gibi ülkelerin kendi aşılarını ürettiklerini oysa Türkiye’nin 2002 yılından beri aşı üretmediğini” söyledik. Akdağ, stratejik açıdan Türkiye’nin aşı üretmesinin doğru olduğunu belirterek şöyle yanıtladı: “Kamu-özel sektör ortaklığıyla aşı üreteceğiz. Programımıza aldık. Pasteur firmasıyla beşli aşıyı dolum noktasına kadar üretme anlaşması yaptık. Türkiye en son 1998 yılında BCG aşısı üretmiş, artık son yıllarda 30 yıllık eski teknoloji kullandığı için aşı üretimini kestik. Stratejik açıdan aşı üretmemiz doğru olur.”
Bayramda öpüşmeyelim
Sağlık Bakanı Akdağ’ın önümüzdeki kurban bayramında halka “el öpme ve sarılma” konusunda bir uyarısı olacak mıydı? Özellikle risk grubundaki çocuklara bir mesajı var mıydı? Bakan Akdağ bu soruyu Bilim Kurulu’ndan Prof. Dr. Mustafa Bakır’a yönlendirdi. Bakır, “Çocukların sadece anne ve babası tarafından öpülme ihtiyacı vardır. Diğerlerinin çocukları öpmesi kendi ihtiyaçlarındandır” deyince Akdağ gülüşmeler arasında müdahale etti: “Hocam bari amca ve dayıları da içine alalım”
Aşılamada kimler öncelikli?
Kimlerin öncelikli aşılanacağına ilişkin sorulara karşılık Bakan Akdağ, 5 yaşın altındaki çocukların risk grubu oluşturduğu için mutlaka aşılanacağını, Hacı adaylarının ise gitmeden önce ya da gittikleri yerde aşılanacağını söyledi. Domuz gribi olduktan sonra tedavi olarak iyileşecek olan kişilerin de aşı olmasında bir sakınca olmadığını belirtildi. Bugüne kadar virüsün Türkiye’ye girmemesi için önlem aldıklarını, bundan sonra ise virüsün yayılmasını önlemek için farklı önlemlere başvuracaklarını belirten Bakan Akdağ, okulların tatil edilme kararı için hastalığın kümelenme ve yayılım hızına bakacaklarını belirterek, “Okulun kapatılması yayılım hızını azaltmaya yaramıyorsa, okulu kapatmayız” dedi.
KİMLER KATILDI?
Bakan Akdağ bilgilendirme toplantısında sağına koordinatör olarak atadığı, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turhan Buzgan ile birlikte, Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Selim Badur, Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Haluk Eraksoy, Hıfzısıhha Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ertek, Çocuk Enfeksiyonu uzmanı Prof. Dr. Mustafa Bakır otururken, soluna ise Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Levent Akın ve bakanlık bürokratlarını aldı.
zaman:
10:35
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, H1N1′e(domuz gribi) karşı Türkiye’nin 43 milyon doz aşı siparişi verdiğini bunların da mart ayına kadar peyderpey geleceğini söyledi.
Aşı konusunda bir zorlama olmayacağını, aşıları bir sigorta olarak düşündüklerini belirten Bakan Akdağ, aşının ilk etapta sağlık çalışanlarına, hamilelere, ağır hastalığı olanlara, çocuklara öncelikli uygulanacağını dile getirdi. Çocuklara aşı için ailelerden yazılı izin alacaklarını belirten Akdağ, “Bu aşıyı yapmak aslında bir ayrıcalıktır. Türk insanı da bu ayrıcalıktan yararlanacak.” dedi. Bakan Akdağ, kendisinin de aşı olacağını açıkladı.
Sağlık Bakanı Akdağ, gazete ve televizyonların yöneticileri ile İstanbul’da bir araya geldi. Bakan Akdağ bu toplantı öncesi basın mensuplarının domuz gribi ve aşısı ile ilgili sorularını yanıtladı. Önümüzdeki aylarda bütün dünyada yaygın bir biçimde görüleceği düşünülen H1N1 salgını konusunda medya yöneticilerine bilgi veren Bakan Akdağ, “Türkiye’de yayılması mukadder olan H1N1 virüsü halk arasındaki ismiyle domuz gribinin yayılması ile ilgili basınımızdan ortak bir çalışma isteyeceğiz. Bir taraftan vatandaşımıza doğru bir biçimde bu hastalıkla ilgili doğru bilgileri aktarmamız lazım. Bir taraftan da gereksiz bir panik havasının bulunmamasını sağlamak lazım.” dedi.
Hastalığın hızlı geliştiğini, bulaşıcılığının fazla ama genellikle hafif seyrettiğini anlatan Bakan Akdağ, “Genellikle hafif seyreden böyle bir hastalığa karşı neden bütün dünya böylesine dikkatli davranma ihtiyacı hissediyor? Neden bütün dünya bu konuda uyarıldı? Bütün ülkeler ellerinden geldiği kadar planlar yaptılar. Neden biz de 2004 yılından bu yana salgın planı yaptık ve bugünlere geldik? Toplumda milyonlarca kişiyi hastalandırabilir, az sayıda da olsa akciğer, karaciğer, böbrek hastalığı olan kişilerde, küçük çocuklarda, hamilelerde zaman zaman öldürücü olan bir duruma yol açabiliyor. Bunun için dikkatli olmak lazım hem de kişilerin bundan kendisini nasıl koruyabileceğini bilmesi lazım.” şeklinde konuştu.
Vatandaşlara uyarılarda bulunan Bakan Akdağ, “İnsanımız biraz farklı yaşamaya alışması lazım. Nedir bu farklı yaşamak? Ellerimizi mümkün olduğu kadar buluşma ihtimali olan yerlere dokunduğumuz zaman sabunla yıkayacağız. Kendimizi çocuklarımızı koruyacağız. Eğer hastalanmışsak grip olmuşsak başkalarına bulaştırmamak için dikkatli olacağız.” dedi.
Bir basın mensubunun Avrupa’da aşının yapılmadığı iddiasına ilişkin sorusu üzerine Bakan Akdağ, “Tabiki bu bilgiler doğru değil. Bir çok Avrupalı ülke neredeyse Avrupa’nın tamamı bu aşıyı temin etme hususunda gerekli hazırlıklarını yaptılar. ABD, asgari 160 milyon kişiyi aşılama konusunda plan yapıyor. ABD’de, İsveç’te ve bazı Avrupa ülkelerinde aşılama başladı. Ama biz henüz başlamadık. Bu aşıyı yapmak aslında bir ayrıcalıktır. Türk insanı da bu ayrıcalıktan yararlanacak. ” şeklinde yanıt verdi.
İlk aşılamanın ne zaman olacağına ilişkin soru üzerine ise Bakan Akdağ, “Türkiye’nin bu hususta bilimsel kurulların uygun gördüğü aşı planlamasına göre yeterli miktar aşı almamıza imkan veriyor. 43 milyon doz konusunda sözleşmelerimizi yaptık. Bu aşılar mart ayının sonuna kadar elimize geçecek. Her ay belli miktar gelecek. Her ay geldikçe aşıları yapacağız. Öncelikle sağlık çalışanları, hamileler, ağır hastalığı olanlar, çocuklar olmak üzere aşılama yapılacak. Okullardaki aşılamaları görevlilerimiz yapacak. Diğerleri ise sağlık ocaklarında yapılacak. Sonuçta gönüllü olarak yapılacak kimseye zorla yapılmayacak.” şeklinde yanıt verdi.
Bakan Akdağ, domuz gribi görülen okullarda gerek görülmesi halinde tatil kararı verileceğini belirterek basın mensuplarına bir çağrıda bulundu. Akdağ, “Adeta bir maçın skorunu takip eder gibi ‘Şu okulda 5 bu okulda 10 kişi çıktı gibi, okul kapıların gidip öğrencilerle velilerle röportaj yapmak topluma yanlış mesajlar olarak dönüyor. Belki de paniği artırıyor. Vatandaşı doğru bilgilendirmemiz gerekiyor. Bu işin sansasyonel tarafını geri plana atmak gerekir.” dedi.
(CİHAN)
zaman:
10:34

ABD’de domuz gribi konusundaki tartışmalar, basında ve günlük hayatta geniş yer buluyor.
Virüsün yayılmaya devam ettiği ülkede, hastalığa karşı duyulan korkuya rağmen, Amerikalılarin önemli bir bölümü, domuz gribi aşısına hala şüpheyle bakıyor. Bu konuda Washington Post ve ABC’nin ortak düzenlediği kamuoyu araştırması, bazı dikkat çekici sonuçları ortaya koydu.
Araştırmaya göre, halkın önemli bir bölümünün hastalığa yakalanmaktan endişe etmesine rağmen, yarısından fazlası aşı olmayı düşünmüyor. Araştırmada, halkın yüzde 52’sinin kendileri ya da ailelerinden birinin virüsü kapmasından endişe duyduğu tespit edildi. Ağustos ayında bu endişe oranı yüzde 39′du.
Araştırmada ayrıca, virüse karşı en duyarlı yaş gruplarından birini oluşturan gençler arasında da hastalığa yakalanma kaygısında büyük artış belirlendi. 18-29 yaş arası nüfusun ağustos ayında yüzde 29 düzeyinde olan endişe oranı, şimdi yüzde 47′ye çıkmış durumda.
Buna karşın, hala birçok Amerikalı, kendilerini ya da çocuklarını aşılatma konusunda tereddüt yaşıyor. Araştırmaya katılan her 10 kişiden 6’sı, domuz gribi aşısı olmayacağını belirtirken, ailelerin de sadece yüzde 52’si, çocuklarına aşı yaptıracaklarını söyledi.
AŞI ÜRETİMİNİN YAVAŞ İLERLEMESİ SIKINTI YARATIYOR
Bununla birlikte, ülkede aşı olmak isteyen herkese bu imkanın sağlanacağı yönünde büyük hedeflerle başlatılan kampanyada, aşı üretiminin yavaş ilerlemesinden dolayı sıkıntılar yaşandığı bildiriliyor.
Amerikan basınında yer alan haberlere göre, federal yönetimin geniş çaplı yürüttüğü aşı kampanyası ve yeterli aşının sağlanması için harcadığı 2 milyar doların üstünde paraya rağmen, aşı üretiminin hızı planlananın gerisinde kaldı.
Sağlık görevlilerinin ellerindeki sınırlı dozları aşı olmak isteyenlere bölüştürebilmek için yoğun mücadele içine girmesine yol açan bu durum, aşı olmak için bekleyen birçok kişide hayal kırıklığı uyandırdığı gibi sert tepki de çekiyor.
Örneğin, hafta içinde Washington çevresindeki bir klinikte aşı olabilmek için kuyruğa giren yüzlerce kişiden birçoğu, aşı uygulamasının başlamasından sadece 1 saat sonra, aşının şırıngayla enjekte edilen çeşidinin tükendiği gerekçesiyle geri çevrildi.
Doktorların ve sağlık görevlilerinin, endişeli ve kızgın kesimlerce telefon yağmuruna tutulduğu ifade edilirken, yönetimin salgına karşı mücadelesine duyulan güvenin de azaldığı bildiriliyor.
Washington Post/ABC’nin araştırmasına göre, halkın yönetime duyduğu güven, ağustos ayındaki yüzde 73′lük orandan yüzde 69′a düştü.
SAĞLIK BAKANINDAN GÜVENCE
Yaşanan sıkıntıyla ilgili önceki gün Kongre’de açıklamalarda bulunan ABD Sağlık Bakanı Kathleen Sebelius, aşı ve ilaçların mümkün olan en hızlı biçimde üretimi ve dağıtımı için gereken her şeyin yapılmakta olduğu konusunda teminat vererek, “Aşı olmak isteyen her Amerikalı için yeterli sayıda aşı olacak” dedi.
Tüm bunların yanı sıra yetkililerin halkı, aşının güvenli olduğuna dair ikna etmede de daha uzun mesafe katetmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
WASHINGTON VE ÇEVRESİNDEKİ KLİNİKLERE YOĞUN İLGİ
Ancak aşı uygulamasında karşılaşılan tüm bu sıkıntılar ve aşıya duyulan güvene dair tereddütlere rağmen, Washington ve çevresinde domuz gribi aşısının yapıldığı klinik ve okullarda uzun kuyruklar göze çarpıyor.
Aşı hizmeti verilen okullardan biri olan Eliot-Hine ortaokulu da dün domuz gribi aşısı olmak isteyen Amerikalıların akınına uğrarken, aşı uygulamasında öncelik sağlanan hamileler, çocuklu aileler ve sağlık görevlilerinden oluşan kuyruğun okul bahçesinin dışına taştığı gözlendi.
Okulda AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Amerikalılar, Washington Post/ABC’nin araştırmasının sonuçlarının aksine, sorumlu davranışın aşı olmayı gerektirdiğini, doktorlarının da mutlaka aşı olmaları tavsiyesinde bulunduğunu belirtti.
Okula gelen Amerikalılar genelde aşının güvenliği konusunda bir endişe taşımadıklarını ifade ederken, soru işaretleri olduğunu kabul edenler de yan etkinin görülme riskinin hastalığı kapma riskinden daha az olduğunu kaydetti. Aileler, özellikle kış yaklaşırken çocuklarına aşı yaptırmanın gerekli olduğu düşüncesini dile getirirken, sorumluluk gereği herkesin bu aşıyı olması gerektiğini söyledi.
Okulda görevli doktorlar da aşının kesinlikle güvenli ve hastalığa karşı etkili olduğunu vurgularken, aşıyı üreten firmaların 30 yıldır bu işi yaptığına dikkati çekti. Doktorlar, hamile ve çocukların hastalığa karşı en duyarlı kesimi oluşturduğunu, bu nedenle onlara öncelik verildiğini sözlerine ekledi.
Okulun içinde oluşturulan klinikte yoğun hareketlilik dikkat çekerken, aileler ve doktorların, aşı olmak istemeyen ve ağlayan çocukları sakinleştirmek için yoğun çaba harcadıkları gözlendi.
Eliot-Hine okuluna, aşı olması için çocuğunu getirenler arasında bir Türk anne de bulunuyor. Yakında 3 yaşına girecek çocuğu Derin ile birlikte AA muhabirinin objektifine poz veren iktisatçı Yasemin Birol, aşıyla ilgili gerekli araştırmaları yaptıklarını, özellikle küçük çocukların aşı olmasının çok önemli olduğunu, ABD’de yaşadıkları için de aşı olmaya kendilerini mecbur hissettiklerini söyledi.
zaman:
10:33
Avrupa’dan Türkiye’ye sıçrayan virüs hakkında bilmeniz gereken her şey.
Son günlerde dünyayı panikleten hastalığın ismi Domuz Gribi.. Yaklaşık 6 ay önce Meksika’da ortaya çıkan ve halk arasında domuz gribi olarak adlandırılan A tipi H1N1 virüsü, kısa sürede 74 ülkeye yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün, hastalıkla ilgili alarm seviyesini 5’ten 6’ya çıkarması ise dünya genelinde endişeye yol açtı.
Dünyayı saran domuz gribinin semptom ve belirtileri nelerdir? İnsanlar bu virüse nasıl yakalanır? Hastalıktan korunma yolu nedir? İşte hastalıkla ilgili bilmeniz gereken tüm bilgiler..
H1N1 domuz, kuş ve insan influenza virüs yapılarından oluşan bir hibrid virüs. İnfluenza tip A virüsünün (ortomiksovirüslerin) insanlarda oluşturduğu solunum yolu hastalığına domuz gribi deniyor.
Hastalık, solunum yolu ile özellikle yakın temas, öksürmek ve hapşırmak suretiyle insandan insana bulaşıyor.
Amerikan Hastanesi Klinik Laboratuvar Bölümünden Dr. Erhan Palaoğlu ve Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Birsen Çetin, hastalıkla ilgili merak edilen noktalara açıklık getirdi.
MEVSİMSEL GRİPTEN FARKI
H1N1, kış aylarında görülen grip etkeni ile benzer özelliklere sahiptir. Hastalığın bulaşma yolu ve belirtileri de benzerlik göstermektedir. Ancak, yeni H1N1 tipinde virüs; insanları, kuşları ve domuzları etkileyen bir genetik özelliğe sahiptir.
DOMUZ GRİBİNİN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ
İnsanlar arasında domuz gribi enfeksiyonu, tek tek vakalar olarak ya da salgınlar halinde görülebilir. Klinik belirtileri gribe (mevsimsel influenzaya) benzerdir. Bunlar; ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, genel vücut ağrısı, halsizlik ve bitkinlik şeklindedir. Ölümle sonuçlanan vakalar da vardır.
İNSANA DOMUZ GRİBİ VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR
İnsanlar domuz gribini genellikle enfekte olmuş domuzlardan almaktadır. İnsandan insana bulaşmada ise yakın temas ve hastalığı taşıyanlarla aynı ortamı paylaşmak önemli rol oynar.
DOMUZ GRİBİNİN BELİRTİLERİ
Domuz influenza A virüs enfeksiyonunda; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vucutta ağrı, yorgunluk/ kırgınlık, başağrısı, üşüme görülebilir. Bazı domuz gribi vakalarında kusma ve ishal de görülmektedir.
Mevsimsel gribe benzer şekilde, insandaki domuz gribinin şiddeti hafiften ağıra değişebilmektedir. Ağır vakalarda pnömoni, solunum yetmezliği ve bazen de ölüm görülebilmektedir. Hastalık özellikle genç ve orta yaş grubunu tutmaktadır. Kronik sağlık sorunu olanlar gibi bazı gruplarda domuz gribi ağır seyredebilmektedir.
DOMUZ ETİ VE DOMUZ ÜRÜNLERİNİ YEMEK GÜVENLİ Mİ
Domuz gribinin, usulüne uygun hazırlanan domuz eti veya diğer domuz ürünlerinin yenmesiyle bulaştığına dair bulgu yoktur. Domuz influenza virüsü, 70 ºC derece ısıtılınca ölmektedir.
TEDAVİSİ NASIL YAPILIR
Bazı ilaçların kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk iki gün içinde başlanması gerekir.
DOMUZ GRİBİ AŞISI
Virüs hızla yayılıyor ama aşı çalışmaları da hızla sürüyor. Şu ana kadar 3 ayrı şirket virüse karşı aşı geliştirdi. Aşı Türkiye de geldi. Aşıyla birlikte vakalar ayakta tedavi edilecek.
ÇOCUKLARDA ACİL TIBBİ YARDIM GEREKTİREN DURUMLAR
* Hızlı nefes alma ya da solunum güçlüğü,
* Mavimsi cilt rengi
* Yeterince sıvı alamama
* Uyanamama ya da uyaranlara cevap verememe
* Huzursuzluk
* Grip benzeri semptomlara ek olarak ateş ve şiddetli öksürük
* Döküntü
YETİŞKİNLERDE ACİL TIBBİ YARDIM GEREKTİREN DURUMLAR
* Solunum güçlüğü veya nefes darlığı
* Göğüs ya da karın içinde ağrı veya basınç
* Ani baş dönmesi
* Konfüzyon
* Şiddetli bulantı ve kusma
HASTALIKTAN KORUNMANIN YOLLARI
Halen Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, seyahatin ya da ticaretin kısıtlanması gerekmediğini bildirmektedirler. Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması şu an için yeterli önlemlerdir.
EN ETKİLİ YÖNTEM
En etkili önlem el yıkamadır. Öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnunuzu tek kullanımlık mendil ile kapatın ve mendili atın. Özellikle hapşırma ya da öksürme sonrasında ellerinizi su ve sabunla yıkayın.
BOL SIVI TÜKETİN YETERİNCE DİNLENİN
Alkol bazlı el dezenfektanları kullanılabilir. Hastalığın başlıca insandan insana, hapşırma, öksürme gibi yollarla bulaştığı düşünüldüğünden, hasta kişilerle temastan kaçınmak uygun bir korunma yöntemidir.
Kirli ellerle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmak buradaki virüslerin elleriniz yoluyla yayılmasına neden olabilir. Bol sıvı gıda tüketin, iyi beslenin, dinlenmeye dikkat edin.
zaman:
10:33

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, biri sağlıkçı 2 kişide domuz gribi vakasına rastlandı. Yurt dışından geldiği öğrenilen hasta tedaviyi kabul etmezken, aynı hastanede çalışan hemşirenin tedavi altına alındığı belirtildi. Olay sonrası hastane acil servisinde herkese maske dağıtıldı.
Edinilen bilgiye göre, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin acil servisine başvuran ismi açıklanmayan bir hastada ‘H1N1′ domuz gribine rastlandı.
Domuz gribi teşhisi konulan ve kısa süre önce yurt dışından geldiği öğrenilen hastanın, tedaviyi kabul etmeyerek hastaneden ayrıldığı belirtildi.
Domuz gribi belirtileri şikayetiyle aynı hastanede görevli bir hemşirenin de 4 gün önce İntaniye Servisi’nde müşahade altına alındığı öğrenildi. Olay sonrası, hastanede domuz giribi tedbirleri en üst düzeye çıkarıldı. Özellikle acil serviste çalışan sağlık personeli ve hastalar maske kullanmaya başladı. Hastane polis noktasında görevli polis memurları ile güvenlik görevlileri de maske taktı.
zaman:
10:31

İstanbul Valisi Muammer Güler, 16 okuldaki 28 öğrencide H1N1 virüsünün tespit edildiğini bildirdi.
Güler, Valilik’te düzenlediği basın toplantısında, referans laboratuvarlarından aldıkları son bilgileri değerlendirerek, şu anda İstanbul’da 16 okulda 28 öğrencide domuz gribi virüsüne rastlandığının tespit edildiğini kaydetti.
Bu rakamın, 16 Ekim’den bu yana yapılan tespitlerle ilgili olduğunu ifade eden Güler, bunlardan bir kısmının zaten tedavilerinin sonuna gelen öğrenciler olduğunu söyledi.
Güler, vakaların her birinin ayrı sınıflardan olduğunun da tespit edildiğini vurgulayarak, bir okulda 6, 2 okulda 3′er, 4 okulda 2′şer ve 8 okulda da birer öğrencide virüse rastlandığını, bir kümelenmenin söz konusu olmadığını aktardı.
Devamsızlık durumlarının da şu anda baktıkları önemli kriterlerden biri olduğunu ifade eden Güler, “Okullarımızda henüz devamsızlık durumu belli bir tolere edilemeyecek seviyenin üzerinde değildir. Yani domuz gibi dışındaki rahatsızlıklardan dolayı çeşitli grip hastalıklarından dolayı olan devamsızlıklarda da tolere edilecek sınırlar henüz aşılmamıştır. Tabii bu arada 13 erişkinde de bu virüse rastlanmıştır. Yani 16 Ekim’den bu yana İstanbul’da 41 domuz gribi vakası tespit edilmiştir. Bunların birçoğunun tedavisi belki sonlanmak üzeredir. Diğerlerinin tedavisi de evlerinde sürmektedir. Hastanelerimizde domuz gribinden yatan herhangi bir hasta yoktur” dedi.
Güler, 14 Mayıs’tan bu yana İstanbul’da 280 civarında domuz gribi vakası tespit edildiğini belirterek, bunlardan birçoğunun tedavi edildiğini, şu anda da öğrencilerin tedavilerinin evlerinde sürdürüldüğünü kaydetti.
Vali Güler, “Hem devamsızlık durumları, hem de aynı sınıftan veya belli bir okuldan fazla sayıda öğrenci olması halinde kesinlikle tatil cihetine gideriz, ama şu anda öyle bir sıkıntı yoktur. Yarın bir daha bir değerlendirme yapacağız. Sürekli bu değerlendirmeler yapılıyor” diye konuştu.
İstanbul’da korku ve paniği gerektirecek bir durumun olmadığını yineleyen Güler, “Ancak İstanbul da bir metropol olarak bu salgın riski altındadır. Koruyucu tedbirlere devam edilecektir. Sağlık Bakanlığımızın tavsiyelerine uyulmasını rica ediyoruz. Aşıyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığımızın vereceği talimata göre uygulama testleri bittikten sonra riskli gruplardan başlayarak bir aşılama programı yapılacaktır. Avrupa yakasında Şişli Etfal ve Okmeydanı, Anadolu yakasında ise Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi bu iş için koordinatör hastane olarak görevlerini sürdürmeye devam etmektedirler” dedi.
Vali Güler, artık her hastadan mutlaka numune alınması, tahlil yapılması zorunluluğunun da kaldırıldığını ifade ederek, hastalığı ağır seyredenlerden, risk taşıyanlardan tahlil alınması cihetine gidileceğini aktardı.
Gelişmeleri takip ettiklerini vurgulayan Güler, okulların tatil edilmesine ilişkin bir gelişme olursa bilgi vereceklerini söyledi.
zaman:
10:30
Vali Güler’den açıklama;
İstanbul Valisi Muammer Güler, domuz gribi tespit edilen 19 öğrenci ile yakın temasta bulunan 60 öğrenciye test yapıldığını ve bugün akşam saatlerinde çıkacak sonuca göre okulların tatil edilebileceğini açıkladı. Güler, “Eğer domuz gribi ile ilgili bir kapatma yaparsak, bu bütün okulları kapsayacaktır” dedi.
Cağaloğlu’ndaki Valilik binasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Vali Muammer Güler, bir kişinin domuz gribinden öldüğü yönündeki iddialara açıklık getirdi. “Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde domuz gribinden vefat eden herhangi bir hastamız olmamıştır” diyen Güler, bu haberlerin bir spekülasyondan ibaret olduğunu söyledi. Güler, “Göztepe Hastanemiz bir koordinasyon hastane, Anadolu yakasında domuz gribiyle ilgili olarak görevlendirilmiş bir hastanedir. Temmuz ayından beri de bu görevi yürütüyor. Temmuz ayından bu yana Göztepe Hastanesi’ne 170′e yakın bir müracaat olmuştur. Bunlardan 50’sinde domuz gribi görülmüştür ama bunlarında tedavisi bitirilmiştir. Bir günde 50 tane oldu, ya da son iki günde 50 kişi domuz gribinden müracaat etmiştir şeklinde yansımaktadır. Bu yanlıştır. 30 Nisan’dan bu yana bin 300′e yakın vaka üzerinde çalışılmıştır. Bunların 270′inde H1N1 virüsüne rastlanmıştır, tedavisi yapılmıştır. Bu süre içerisinde bir ölüm vakası olmamıştır” şeklinde konuştu.
Şuanda hiçbir hastanede domuz gribinden yatan kimse olmadığına değinen Güler, 13 okulda 19 öğrencide görülen domuz gribi vakasında da öğrencilerin kendi evlerinde tedavi altına alındıklarını açıkladı. Bu öğrencilerle yakın temas içinde olanlarda da önlem alındığını anlatan Güler, şuanda İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi laboratuarında 60′â yakın öğrencinin testlerinin yapıldığını söyledi. Güler, virüs tespit edilen 19 öğrenci ile temasta bulundukları belirtilen bu öğrencilerin test sonuçlarına göre durumu yeniden değerlendireceklerini söyledi. Şuanda virüsün yayıldığına dair bir işaret olmadığını anlatan Güler, “Öğrencilerimizin her biri farklı okul ve sınıflardandır. Temasın arttığını görürsek, gerekli tedbiri alacağız. Bir okulumuzda ise böyle bir ihtimalden bahsediliyor. Bugün alacağımız tahlil sonuçları ne yapmamız gerektiğini söyleyecek. Olası bir durumda hemen kapatma tedbirimizi alacağız. Eğer domuz gribi ile ilgili bir kapatma yaparsak, bu bütün okulları kapsayacaktır” dedi.
Vali Güler, aşılarımız geldiğini hatırlatarak, “Şuan tetkikleri yapılıyor. Aşılama çalışmaları da önümüzdeki aylarda yapılacak. Bugün 16 ile 18 saatleri arasında öğrencilerin tahlil sonuçları bildirilecek. Eğer bir temas ortaya çıkarsa bunun tedbirini hemen tatil şeklinde alacağız. Bunu kamuoyu ile paylaşacağız” şeklinde konuştu.
zaman:
10:28
Nasıl bulaşıyor?
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hızır Yılmaz, hızlı veya zor nefes alma, huzursuzluk, vücutta solgunluk ya da morarma, beslenememe ve uykuya meyilin domuz gribinin belirtileri olabileceğini söyledi. Yılmaz, ateşle beraber döküntü gibi belirtilerinin olmasının ise durumun aciliyetini gösterdiğini dile getirdi.
Domuz gribinin normal griple aynı şekilde bulaştığını belirten Dr. Yılmaz, grip virüslerinin insandan insana öksürük, hapşırma ve temas yoluyla geçtiğini ifade etti.
Virüslü ortam, eşya, atık veya materyalle temastan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabildiğine dikkat çeken Yılmaz, “Hastalar virüsü, belirtileri başlamadan 1 gün öncesinden belirtilerden sonra bir hafta daha bulaştırmaya devam ederler. Öksürük ve hapşırmayla çevreye yayılan damlacıklardaki virüsler, ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Bu nedenle hasta karantinaya alınmalı temas edenlerde maske kullanmalı sık el yıkayarak hijyene dikkat edilmelidir.” dedi.
Domuz gribi belirtileri hakkında da bilgi veren Uzman Dr. Yılmaz, domuz gribinin belirtilerinin diğer griplerle benzerlik gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, virüslü ortamla temasta bulunanlarda 7 gün içinde 38 dereceyi geçen ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, ishal, kusma, kas ağrıları gibi gribal şikâyetler görülebileceğini bildirdi.
Domuz gribi şikâyetlerinin normal grip, soğuk algınlığı, bronşit veya zatürre gibi hastalıklarla benzer belirtiler gösterdiğini vurgulayan Yılmaz, bu gibi şikâyetleri olanların hemen paniğe kapılmasına gerek olmadığını kaydetti. Riskli teması olanların koruyucu ilaç tedavisi almasının faydalı olacağını aktaran Yılmaz, “Hastalık hafif belirtilerle ayakta da atlatılabilir. Çocuklarda hızlı veya zor nefes alma, huzursuzluk, vücutta solgunluk ya da morarma beslenememe, uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil, ateşle beraber döküntü gibi belirtilerin acil durumu gösterir.” diye konuştu.
DOMUZ GRİBİNDEN KORUNMA YOLLARI
Domuz gribinden korunma yolları hakkında da bilgi veren Dr. Hızır Yılmaz, grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgâhı, oyuncaklar gibi) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesinin yeterli olduğunu söyledi.
Hastalıkla ilgili uyarılarda bulunan Yılmaz, gripten korunma yollarını ise şöyle sıraladı: “Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatın. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atın. Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla en az 15-20 saniye yıkayın. Su ve sabuna ulaşılamıyorsa alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir. Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayın. Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edin. Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durun. Gerekirse maske takın. Bulunduğunuz mekânı sık sık havalandırın.”
zaman:
10:21
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “domuz gribinin, mevsimsel griple benzerlik gösteren bir hastalık” olduğunu söyledi. Prof. Pehlivanoğlu, “Mevsimsel grip, ülkemizin de yer aldığı kuzey yarımkürede bu yıl da hızlı yayılma eğilimi göstermeye başladı. Bu nedenle enfeksiyonla mücadele ederek direnç kazanamamış küçük çocuklar arasında ve okullarda grip salgınları görülecektir” dedi.
GRİPLE DOMUZ GRİBİNİN BELİRTİLERİNİ ÖĞRENİN
Prof. Pehlivanoğlu’na göre H1N1 virüsünün neden olduğuhastalığın ana belirtilerini “ateş, boğaz ağrısı, baş ve eklem ağrıları” oluşturuyor. Öksürük, burun akıntısı ve tıkanıklık her tür gripte görüldüğü için domuz gribinde ateş günlerce yüksek devam ediyor. Bu nedenle belirtilere ek olarak 3 günden daha uzun süren ateşli gripte H1N1’den şüphelenilmesi gerekiyor.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Anne karnındaki bebekler,
2 yaşından küçükler,
Astım hastaları,
Kötü beslenenler,
Beyin hastalığı olanlar,
Kronik hastalığı bulunanlar,
Diyabet, Obezite, Böbrek, karaciğer ve kalp hastalığı olanlar.
RİSK GRUBUNDA OLMAYAN ÇOCUKLAR, İLAÇ ALMASIN
Risk grubunda olmayan çocukların özel ilaç tedavisine ihtiyaç duymadıklarını belirten Prof. Dr. Pehlivanoğlu, virüsün bölünerek çoğalmasını önleyen antiviral ilaçların, çocuklarda çok sayıda yan etkiye yol açabileceğini söylüyor. “Grip tedavisinde doktor kontrolünde verilen iki tür ilacın etkili olduğunu belirten Pehlivanoğlu’na göre, ağır hastalık geçiren çocuklar ve risk grubunda bulunanlarda antiviral ilaçlara başlanması gerekiyor.
ANNENİN ÖPÜCÜĞÜ MİKROPLARI ÖLDÜRÜR
Prof. Dr. Ender Pehlivanoğlu, “Anne sütünde bulunan birçok madde ve hücreler, grip virüsünün en etkili ilaçlarıdır” diyor. Bazı durumlarda ise yeni ortaya çıkan virüse karşı tam korunmada anne sütü bile yeterli olmayabiliyor. Burada devreye giren bir gerçek, mucize gibi bir sonuca işaret ediyor. Daha önce enfeksiyon geçirmiş ya da belirtisiz olarak geçirmekte olan anneler, bebeklerini korumak için onlara özel ilaçları kendi vücutları içinde üretiyor. Prof. Dr. Pehlivanoğlu’na göre bu, doğanın annelere ilaç sanayiinden çok daha önce verdiği bir olanak. Çocuğunu öperek onun bedenindeki mikrop ve çevresindeki maddeleri yutan anne, bağırsağında bunları emerek, lenf bezleri sayesinde mikropları ve grip virüsünü öldürmek için gerekli antikorları üretmiş oluyor. Bu sihirli sist
zaman:
10:12
Aileler panikte. Vali okulların adını vermiyor.
Domuz gribi öğrencileri hedef alıyor. Diyarbakır’da hastalık nedeniyle eğitime ara verilmesinin ardından, İstanbul’da 13 okulda, 19 öğrencinin domuz gribi olduğu açıklandı. Bir okulun tatil edildiği Ankara’da ise 10 okulda daha virüs tespit edildi. Tatil kararı ise yok.
İstanbul Valisi Muammer Güler, megakent İstanbul’da 19 öğrencide H1N1 virüsü (Domuz gribi) tespit edildiğini açıkladı. Vali Güler, 13 okulda 19 öğrencide virüs tespit edildiğini, öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğunu vurguladı. Güler, “H1N1 virüsü tespit edilen okullar arasında özel okullar da var, devlet okulları da” dedi.
‘Yayılma riski yok’
Güler, H1N1 virüsü tespit edilen öğrencilerin farklı sınıflarda bulunduğuna dikkati çekerken, “Son beş günde bu okullardan başka vakanın gelmemiş olmaması temas öyküsünün bulunmadığını, bir yayılma riskinin bulunmadığını göstermektedir” diye konuştu. Güler, gerekli izleme çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü, bir yayılma riski görüldüğünde veya o okulla ilgili tatil gerektiren bir durum söz konusu olduğunda gerekli tedbirlerin alınacağını bildirdi.
Veliler panik oldu
Şu anda referans laboratuvar olarak kabul edilen Çapa Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nda çeşitli yaş gruplarından 40’a yakınının tahlilinin sürdürüldüğünü, bunun 22’sinin 18 yaş altındakilere ait olduğunu kaydeden Güler, “Yeterli personelimiz ve ilaç stoğumuz var. Riskli gruplar başta olmak üzere aşılanmalara başlanacak” dedi. Güler, aynı sınıfta birden fazla öğrencide virüsün görülmesi halinde tatil seçeneğinin devreye girilebileceğini bildirdi.
Güler, H1N1 virüsü tespit edilen okulların isimlerini açıklamayacaklarını, ancak spekülasyon olması halinde okulların isimlerini bildirebileceklerini söyledi. Güler, “İstanbul’da şu anda bir panik havası yaratacak sıkıntının olmadığını şimdilik ifade ediyorum” diye konuştu. Ancak açıklama velileri harekete geçirdi. Pek çok okul yetkilisi velilerin sürekli telefon açarak okullarında domuz gribi olup olmadığını sorduklarını, velilerin panik yaşadıklarını söyledi.
Anadolu’da 50 vaka mı var?
İstanbul’un Anadolu yakasında domuz gribiyle ilgili görevli olan Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 4 gün içerisinde 18 yaş altı 177 müracaat olduğu, bunlardan 50’sinde H1N1 virüsüne rastlandığı iddia edildi. Öğrencilerin bazılarının özel okulda okudukları kaydedildi.
Uzmanlar, virüs tespit edilen öğrencilerin yurtdışı bağlantısı olmamasına dikkat çekerek, “Daha önceki vakalar, yurtdışına gidip gelenlerdi. Bunları takip etmek mümkün oluyordu. Ancak, son gelen hastaların hiçbirinin yurtdışına çıkmamış olması dikkat çekici. Velilerin paniğe kapılmadan çocuklarını takip etmeleri gerek” diyor.
Ankara’da 10 okulda…
Öte yandan hastalık nedeniyle bir okulun tatil edildiği Ankara’da 10 okulda daha domuz gribi tespit edildiği belirtilirken, yetkililer vaka sayısı hakkında açıklama yapmadı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri okulların kapatılmasına gerek olmadığını ifade etti.
YARDIM ALINABİLECEK ADRESLER
Domuz gribiyle ilgili olarak Avrupa yakasında Şişli Etfal ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastaneleri, Anadolu yakasında da Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin görevlendirildiğini belirten Vali Güler, hastalıkla ilgili bilgi almak isteyenlerin İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nün (212) 638 30 00 numaralı telefonu ile (212) 511 89 18 numaralı telefonunu veya Sağlık Bakanlığı’nın Alo 184 hattını arayabileceklerini kaydetti.
Virüs Konya, Çorumve Batman’a ulaştı, Ankara’da bir lise 7 gün tatil
İstanbul, Ankara, Diyarbakır ve Erzurum’dan sonra Batman, Çorum ve Konya’da da “domuz gribi” vakaları görüldü. Batman ve Beşiri İlçesi’nde grip şikâyetiyle hastaneye başvuranların 11’inde virüs tespit edildi. Konya’da biri tıp fakültesi öğrencisi iki kişi evlerinde domuz gribi tedavisi görüyor; bir kişi ise domuz gribi şüphesiyle kontrol altında. Almanya’dan tatil için ailesiyle Çorum’a gelen S.T.’de (12) domuz gribi virüsü çıktı. Ankara Mamak Ali Nail Erdem Anadolu Lisesi’nde 4 öğrencide domuz gribine rastlanınca 7 gün tatil edildi.
zaman:
15:37
İstanbul’da 10 ayrı okulda 16 öğrencide H1N1 virüsünün tahlil edildiği bildirilmişti.
İstanbul’da 10 ayrı okulda 16 öğrencide H1N1 virüsünün tahlil edildiği bildirilmişti. Şimdi ise İstanbul’un Anadolu Yakası’nda ikisi özel kolej olmak üzere 50 öğrencide domuz gribi virüsü belirlendi.
Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 4 gün içerisinde 177 müracaat oldu. Bunlardan 50’sinde A(H1N1) virüsüne rastlandığı öğrenildi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda olası vakalara karşı, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni pilot hastane olarak seçmişti. Alınan bilgiye göre, hastanenin İntaniye Servisi’ne son 4 gün içerisinde, 18 yaş altı 177 kişinin Domuz Gribi şüphesiyle müracaat etti.. Aralarında ikisi özel kolej olmak üzere, bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin 50’sinde virüs tespit edildi. Hastane yetkilileri, 38 ve üzeri derecede ateşi olan hastaları dikkate aldıklarını, bunlardan kan ve idrar örnekleri alarak laboratuvara gönderdiklerini belirttiler. Virüs tespit edilenlerin taburcu edildiği, takiplerinin evlerinde yapıldığı öğrenildi.
HİÇBİRİ YURTDIŞINA ÇIKMAMIŞ
Hastaneden bir yetkili virüs tespit edilen öğrencilerin yurt dışı bağlantısı olmamasına dikkat çekerek, “Daha önceki vakalar, yurt dışına gidip gelenlerdi. Bunları takip etmek mümkün oluyordu. Ancak, son gelen hastaların hiçbirinin yurt dışına çıkmamış olması dikkat çekici. Velilerin paniğe kapılmadan çocuklarını takip etmeleri gerekiyor” dedi.
Çocukların okullarında domuz gribi olduğunu öğrenen velilerin ise, tedbir amaçlı hastaneye gelmeye başlamaları dikkat çekti.
10 AYRI OKULDA 16 ÖĞRENCİ
İstanbul Valisi Muammer Güler sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, “İstanbul’da 10 ayrı okulda 16 öğrencide H1N1 virüsünün referans tahlil laboratuvarları sonuçları itibarıyla tespit edildiği ortaya çıktı” diye konuşmuştu..
İstanbul Valisi Güler, İstanbul’daki referans kabul edilen Çapa Hastanesi laboratuvarında şu anda 40 kişinin tahlilinin sürdüğünü, bunlardan 22’sinin 18 yaş altı olduğunu söyledi.
zaman:
15:36
Çorum’da ailesiyle birlikte yurt dışından gelen bir çocukta domuz gribi virüsü tespit edildi. Çorum Devlet Hastanesi’nde tedavi edilen çocuk, takip altına alındı.
Ailesiyle birlikte Almanya’dan Türkiye’ye tatile gelen 12 yaşındaki S.T. isimli çocukta domuz gribi virüsüne rastlandı. S.T’nin havalimanında termal kameradan geçiş yaptığı sırada domuz gribi şüphesiyle Ankara Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesi’ne sevk edildiği, ancak ailenin çocuğunu hastaneye götürmediği bildirildi.
Çorum’a gelen S.T, ateşinin yükselmesi sonucu Çorum Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. İlaçlı tedavi uygulanan S.T, sağlığına kavuşmasının ardından taburcu edildi. Ayrıca temasta olduğu kişilere de ilaçlı tedavi uygulandı.
Çorum Valisi Mustafa Toprak, şuan itibariyle her hangi bir olumsuzluğun bulunmadığını açıkladı.
zaman:
15:36
Diyarbakır’da domuz gribi görülen kişi sayısı her geçen saat artıyor. Sabah 6’sı öğrenci 7 kişinin enfeksiyona yakalandığı açıklanırken akşam saatlerinde bu sayı 20′yi aştı.
Bir televizyon programına katılan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Diyarbakır’dan gelen tahlillerin incelenmesi neticesinde H1N1 gripli hasta sayısının 20′nin üzerinde olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise Diyarbakır’daki vakaların genel durumları iyi olduğu takiplerinin evlerinde devam ettiği belirtildi.
Hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan çocukların evlerinde istirahat etmeleri, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları, kalabalık ortamlardan uzak durmaları istendi.
Açıklamada özetle şöyle denildi: “Ellerin sık sık su ve sabunla yıkanması hastalığın bulaşmasını önlemede en önemli tedbirlerden biridir. Öksürük veya hapşırık esnasında ağız ve burun tek kullanımlık kâğıt mendil ile kapatılmalı ve mendil çöp kutusuna atılmalıdır. Evler ve diğer kapalı mekânlar sık sık havalandırılmalı, özellikle sık dokunulan eşyalar ve yüzeyler temizlenmelidir.”
zaman:
15:35
İstanbul’da 10 ayrı okulda 16 öğrencide H1N1 virüsünün tahlil edildiği bildirilmişti. Şimdi ise İstanbul’un Anadolu Yakası’nda ikisi özel kolej olmak üzere 50 öğrencide domuz gribi virüsü belirlendi. Ankara’da ise Ali Naili Erdem Anadolu Lisesi domuz gribi nedeniyle 1 hafta tatil edildi.
ANKARA
Ankara Valiligi, 4 ögrencide domuz gribi virüsü tespit edilen Mamak’taki Ali Naili Erdem Anadolu Lisesi’nde ögretime bir hafta ara verildigini bildirdi. Ankara Valisi Kemal Önal, Ali Naili Erdem Anadolu Lisesinde ögrencilerinden alinan tetkiklerde 4 ögrencide domuz gribi virüsünün belirlenmesi üzerine okulda yarindan itibaren ögretime bir hafta süreyle ara verildigini söyledi. Önal, bu durumdaki çocuklarin dershanelere de gönderilmemesinin önemi üzerinde durdu.
İSTANBUL
Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 4 gün içerisinde 177 müracaat oldu. Bunlardan 50’sinde A(H1N1) virüsüne rastlandığı öğrenildi.
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda olası vakalara karşı, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni pilot hastane olarak seçmişti. Alınan bilgiye göre, hastanenin İntaniye Servisi’ne son 4 gün içerisinde, 18 yaş altı 177 kişinin Domuz Gribi şüphesiyle müracaat etti.. Aralarında ikisi özel kolej olmak üzere, bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin 50’sinde virüs tespit edildi. Hastane yetkilileri, 38 ve üzeri derecede ateşi olan hastaları dikkate aldıklarını, bunlardan kan ve idrar örnekleri alarak laboratuvara
HİÇBİRİ YURT DIŞINA ÇIKMAMIŞ
Hastaneden bir yetkili virüs tespit edilen öğrencilerin yurt dışı bağlantısı olmamasına dikkat çekerek, “Daha önceki vakalar, yurt dışına gidip gelenlerdi. Bunları takip etmek mümkün oluyordu. Ancak, son gelen hastaların hiçbirinin yurt dışına çıkmamış olması dikkat çekici. Velilerin paniğe kapılmadan çocuklarını takip etmeleri gerekiyor” dedi.
Çocukların okullarında domuz gribi olduğunu öğrenen velilerin ise, tedbir amaçlı hastaneye gelmeye başlamaları dikkat çekti.
10 AYRI OKİLDA 16 ÖĞRENCİ
İstanbul Valisi Muammer Güler, “İstanbul’da 10 ayrı okulda 16 öğrencide H1N1 virüsünün referans tahlil laboratuvarları sonuçları itibarıyla tespit edildiği ortaya çıktı” dedi.
Valilikte basın mensuplarına açıklama yapan Güler, dün domuz gribine yakalanan öğrenci sayısının 6 olarak açıklandığını hatırlatarak, bugün rakamın 16′ya çıkmasının bir günde meydana gelen artış olmadığını vurguladı.
Güler, “Bu öğrenciler, son 5 günden beri, yani cuma gününden beri evlerinde tedavileri sürmekte olan öğrencilerden tahlil sonuçları alınanlarla ilgidir” diye konuştu.
Virüs tespit edilen çocukların tedavilerinin evlerinde sürdürüldüğünü, yakın temas içinde olanların tedavilerine de başlandığını anlatan Vali Güler, “Grip emaresi olan çocukların okullara gönderilmemesi velilere tavsiye edilmektedir” dedi.
Bu çocukların, farklı sınırlarda olduğunu kaydeden Güler, “Şu anda okulların tatil edilmesini gerektiren bir durum yoktur” ifadesini kullandı.
Domuz gribi vakasıyla ilgili İstanbul’da 30 Nisandan beri takibinin sürdürüldüğünü, 14 Mayısta ilk vakanın görüldüğünü anımsatan Güler, o zamandan bu yana 1300′e yakın tahlilin gerçekleştirildiğini ve bunlardan 258′inde virüs tespit edildiğini ve bunlardan çoğunun yurt dışından gelen kişiler olduğunu belirtti.
İstanbul Valisi Güler, İstanbul’daki referans kabul edilen Çapa Hastanesi laboratuvarında şu anda 40 kişinin tahlilinin sürdüğünü, bunlardan 22’sinin 18 yaş altı olduğunu söyledi.
BATMAN
Batman Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, ilde son günlerde artan grip benzeri hastalık vakalarıyla ilgili olarak 19 Ekim 2009 tarihinde alınan numunelerin Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığında yapılan tahlilleri sonucunda 11 vatandaşta H1N1 (domuz gribi) virüsü tespit edildiği belirtildi.
Söz konusu kişilerin tedavi edildiği kaydedilen açıklamada, “Gerekli tedbirler valiliğimizce alınmış olup ilimizdeki okulların kapatılmasını gerektirecek ve vatandaşımızı endişeye sevk edecek bir durum bulunmamaktadır. Tüm çalışmalar, kriz merkezi aracılığıyla sürdürülmektedir” denildi.
zaman:
15:34
Konya’da Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran iki kişide domuz gribi virüsü tespit edildi.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, Meram Tıp Fakültesinde iki kişide virüs tespit edildiğini belirtti.
Erayman, domuz gribi virüsünün bulaştığı biri tıp fakültesi öğrencisi 2 kişinin tedavi edildikten sonra taburcu edildiğini ancak kontrollerinin sürdüğünü söyledi.
Yrd. Doç. Dr. İbrahim Erayman, virüs bulaştığından şüphelenilen bir hastanın da sonuçlarının beklendiğini bildirdi.
Batman:
Batman’da ve Beşiri ilçesinde 11 kişide domuz gribi virüsü tespit edildi. Batman Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, ilde son günlerde artan grip benzeri hastalık vakalarıyla ilgili olarak 19 Ekim 2009 tarihinde alınan numunelerin Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanlığı’nda yapılan tahlilleri sonucunda 11 vatandaşta H1N1 (domuz gribi) virüsü tespit edildiği belirtildi.
Söz konusu kişilerin tedavi edildiği kaydedilen açıklamada, “Gerekli tedbirler valiliğimizce alınmış olup ilimizdeki okulların kapatılmasını gerektirecek ve vatandaşımızı endişeye sevk edecek bir durum bulunmamaktadır. Tüm çalışmalar, kriz merkezi aracılığıyla sürdürülmektedir” denildi.
zaman:
15:34
EGE Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Çağrı Büke, Türkiye’deki domuz gribi vakalarının giderek artacağını; gelen ilk parti aşının Sağlık Bakanlığı’nca belirtilen sağlık kuruluşlarınca en riskli gruplara yapılacağını söyledi.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ‘Domuz Gribi ve Nasıl Korunuruz’ adlı konferans gerçekleştirildi. Prof.Dr. Yusuf Vardar Kültür Merkezi (MÖTBE) Konferans Salonu’ndaki konferansta konuşan Prof.Dr. Çağrı Büke, domuz gribinin ilk önce domuzlardan, domuz yetiştiricilerine bulaşarak ortaya çıktığını ifade ederek, bu virüsün insandan insana 1-2 metre uzaklıktan bulaşabileceğini belirtti.
Prof.Dr. Büke, ‘A H1N1 2009’ adını verdikleri bu virüsün yeni bir tür olduğunu ve bu tip salgınların 10-40 yılda bir gelişerek toplumları yüzde 30 ile yüzde 50 arasında etkilediğini açıklayarak, domuz gribinin doğrudan temas ve solunum yoluyla, virüs bulaşan ellerin yıkanmadan göze ve burna teması ile ve havada asılı kalan influenza virüslerinin solunmasıyla bulaştığının altını çizdi.
Hastalığın belirtilerinin mevsimsel grip ve kuş gribi ile çok benzerlik gösterdiğine değinen Prof.Dr. Büke, domuz gribinin diğer griplerden farklı olarak ishal, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıktığını söyledi. Yapılan araştırmalarda virüsten en çok etkilenenlerin akciğer, kalp ve şeker hastaları, 0-6 ay arası bebeğe sahip ebeveynler ve bebek bakıcıları, 10 yaşına kadar çocuklar ve obezler olduğu rakamsal verilerle ortaya konulduğunu aktardı.
Prof.Dr. Çağrı Büke, toplumsal ve bireysel önlemlerle, hastalığın belirti gösterdiği ilk 24-36 saat içerisinde antiviral ilaç kullanımı, el temizliği, kapalı ortamların havalandırılması ve güneşlendirilmesiyle korunulabilineceğini anlattı.
zaman:
15:33
Sakarya Sağlık İl Müdürlüğü, domuz gribi virüsünün kişiye ağız, burun ve göz yoluyla bulaştığını bildirdi.
Sağlık müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, domuz gribine yakalanmamak için su ve sabun ile ellerin sık sık yıkanması, ortamın sık sık havalandırılması, kapalı ve hasta kişilerin bulunduğu ortamdan uzak durulması, bol sıvı alıp beslenmeye dikkat edilmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada, domuz gribinin ağız yoluyla birlikte burun ve göz yoluyla da bulaştığı vurgulandı.
Uyarıların dikkate alınmasını isteyen müdürlük, Sakarya’da şu an itibariyle domuz gribi virüsüne rastlanmadığını açıkladı.
zaman:
15:32
500 bin dozluk domuz gribi aşısı Türkiye’ye geldi. Ankara ve Diyarbakır’da görülen vakalar yüzünden bazı okulların tatil edilmesiyle paniğe kapılan vatandaşlar, doktorların ağzından çıkacak kelimelere bakıyor
PROF. DR. SERHAT ÜNAL Bağışıklık sistemizayıfa öneririm
DOMUZ gribi binde 1-1.5 öldürüyor. Şu haliyle mevsimsel gribe göre daha az tehlikeli gibi düşünülmemeli. Bir virüsün tehlikesini, ne kadar sıklıkta görüldüğü ve ne kadar çok öldürücü olduğu belirler. Domuz gribi az öldürüyor ama çok sık görülüyor. Virüsün çok hızlı yayılması halinde kısa sürede, başta sağlık çalışanları olmak üzere çok kişiye bulaşmasıyla ciddi iş gücü kaybına, tedavi için ekonomik zarara, eğitim sisteminde aksamalara yol açacaktır. Domuz gribi aşısını da aynı mevsimsel aşı da olduğu gibi, ‘65 yaş üstü bağışıklık sistemi zayıflamış olanlara, karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği çekenlere, kanser tedavisi görenlere’ yapılmasını öneriyoruz. Yumurtaya alerjisi olanlar yaptırmamalı. Mevsimsel aşı olanlar aynı zamanda domuz gribi aşısı da yaptırabilirler.
DOÇ. DR. ÖNDER ERGÖNÜL Soğukkanlı olun DSÖ’yü dinleyin
BİR sağlık çalışanı olarak bu aşıyı vurulmam gerekiyorsa vurulurum, hastalarıma da tavsiye ediyorum. Muhtemel bir salgında sağlık çalışanları aktif çalışmak zorunda. Üç günlük iş güç kaybı sıkıntı yaratacağından, bu hizmetlerin aksamaması için aşı olmak isterim. Evet kafa karışıklığı var, ancak soğukkanlı olmayı öneriyorum. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü’nü rehber alıyorum. Bu kurumun belirlediği risk gruplarına tavsiye ediyorum. Kamuoyunda DSÖ’ye ve ilaç firmalarına yönelik eleştiriler var. Şu ana kadar gördüğümüz bilimsel verilerin içinde olumsuz bir şey yok. Kahve sohbeti yapar gibi karşı çıkılması kafaları karıştırıyor. Hastalıkla ilgili paniğe yol açacak açıklamalar yapılması da doğru görmüyorum. Bilimsel araştırmaların azlığı ifadesi, kobay olacağız gibi söylemler de yanlış.
PROF. DR. AHMET R. KÜÇÜKUSTA Çok yeni, yan etkileri şüpheli
OTUZ seneden beri uygulanmakta olan grip aşılarının etkinliği bile ciddi şekilde tartışılırken, henüz çok yeni üretilen bir aşının ne derece etkili olacağını bilmek mümkün değil. Her sene olağan gripten 250 bin -500 bin insan ölürken, domuz gribinden bu güne kadar ölen insan sayısı sadece 4 bin 500. Aşının çok kısa sürede üretilmiş olması ve katkı maddeleriyle ilgili yan etki ihtimalleri de hesaba katılmalı. Grip aşısına veya domuz gribi aşısına karşı değilim. Ben gerekliliği, etkinliği kesin olarak bilinmeyen ve yan etkileri konusunda şüpheler olan aşılara karşıyım. Olağan grip aşısını da etkinliği konusundaki kesinliği hakkında emin olmamakla birlikte ağır kalp, şeker, böbrek, KOAH hastalarına, bazı kan hastalığı ve bağışıklık yetersizliği olanlara tavsiye ediyorum.
PROF. DR. MUSTAFA BAKIR Tehlikeyi görmek lazım, yaptırılmalı
BİR hekim olarak kendim de domuz gribi aşısını vurulacağım, çocuklarıma da yaptıracağım. Domuz gribi mevsimsel gribe oranla 5-10 kat daha fazla ölüme yol açıyor. Eğer kronik hastalığı varsa kişide ölüm oranları daha da yükseliyor. Biz Dünya Sağlık Örgütü’nü örnek alıyoruz. DSÖ, daha önce dünya medyasında çıkan haberlerin yanlış olduğunu açıkladı. Karşı çıkanlar önce DSÖ’nün sitesine girip oradaki bilgileri okusun. Sadece antikor geliştiriyor demek yalan söylemektir. Bütün dünyada ülkeler aşıyı harıl harıl yaparken, bunları tartışmak yanlış. Bu aşıda kullanılan adjuvanlar, 50 yıldır çocuklara kullanılan aşılarla benzer maddeler içeriyor. Yakın tehlikeyi görmek lazım. Ben bu yüzden hastalarıma vurulmalarını tavsiye ediyorum.
‘Termal kameralar’ artık önemini yitirdi
TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği üyeleri yaptıkları bir toplantıyla domuz gribinden korunma ve yapılması gerekenler konusunda bir rehber belirledi. Buna göre, bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler şöyle:
l Termal kameralar önemini yitirdi. Artık havalimanlarından kaldırmalı.
l Yurtdışından gelenlerin doldurması istenen formlar da tıpkı termal kameralar gibi gereksiz..
l Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Kullandığınız mendilleri hemen çöpe atın.
l Ellerinizi sabunlu suyla yıkayın. Su ve sabun bulamazsanız alkollü temizleyiciler kullanın. ‘El hijyeni’ uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biridir..
l Ellerinizi ağız ve buruna götürmeyin. Virüs bu yolla yayılabilir.
l Çevrenizdeki hastalardan uzak durun.
l Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurun. Mümkünse okula ve işe gitmeyin.
zaman:
03:16
Sağlık Bakanlığı Belirli Grupları Domuz Gribine Karşı Aşılamak Üzere Aldığı Aşıları İncelenmeye Başladı.
Sağlık Bakanlığının, sağlık personeliyle belirli grupları domuz gribine karşı aşılamak üzere aldığı ”A (H1N1)” aşıları Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi (RSHM) Başkanlığı’nda incelenmeye başlandı. Aşılar 14 gün sürmesi beklenen analizler sonunda uygun bulunursa illere dağıtılacak.
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye’ye getirilerek bakanlığın soğuk hava depolarına konulan 490 bin doz pandemik influenza aşısından rastgele seçilen 35 örneğin merkezin ”Biyolojik Kontrol ve Araştırma Laboratuvarına” teslim edildiğini söyledi.
Ertek, buradaki analiz sonuçlarının olumlu çıkması halinde aşıların uygulanmak üzere illere dağıtılacağını bildirdi.
Doç. Dr. Mustafa Ertek, ”Aşı konusunda özellikle civa içermesiyle ilgili tartışmalar yapıldığı”nın hatırlatılması üzerine, aşının içindeki adjuvan ve civayla bir bütün olarak değerlendirildiğini söyledi.
Adjuvanın bir çok aşıda bulunduğunu, daha önce uygulanan aşıların da bu maddeyi içerdiğini belirten Ertek, ”Tiomersel dediğimiz bir maddede ki civa bileşiği içerisinde vardır. Bu da bir çok aşıda koruyucu madde olarak zaten bulunmaktadır. Bu hem FDA’nın, hem Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği miktarlarda bulunabilir. Bu da 5 mikrogramdan 50 mikrograma kadar değişebiliyor. Şu anki aşılarda civa oranı hem FDA’nın, hem de DSÖ’nün önerdiği miktarlarda” dedi.
Ertek, ”Skualen” isimli maddenin ise uzun yıllardır diğer aşılarda da kullanıldığını ve çalışmalar yapıldığını ifade ederek, bu maddelerde ciddi bir yan etki ortaya çıkması halinde aşılarda kullanımına izin verilmeyeceğine dikkati çekti.
Tüm ilaç ve aşıların birtakım yan etkileri olduğunu, ama bu aşıda kamuoyunda tartışıldığı gibi bir yan etkinin söz konusu olmadığını vurgulayan Ertek, adjuvandan dolayı aşının yapıldığı yerde kızarıklık ve şişliğin diğer aşılara göre daha fazla olabileceğini bildirdi.
İnfluenza aşıları uygulandıktan 1 hafta sonra grip benzeri baş ağrısı, halsizlik, kırgınlık gibi belirtiler olabileceğini belirten Ertek, ancak bunların tolere edilebileceğini kaydetti.
Yan etki takibinin süreç içinde hem Türkiye’de, hem de diğer ülkelerde yapılmaya devam edileceğini anlatan Ertek, ama şu anda bir risk görülmediğini vurguladı.
Aşının öncelikle sağlık personeline yapılacağını anımsatan Doç. Dr. Ertek, hacı adaylarının da Suudi Arabistan’a gitmeden önce aşılanacağını belirtti.
”Domuz gribi aşısı olmayı reddedenlerle ilgili ne gibi bir uygulamaya gidileceği?” sorusu üzerine de Ertek, ”Aşı tamamen gönüllülük esasına göre yapılan bir aşıdır. Birisi kendisine ya da çocuğuna aşı yaptırmak istemezse yapılamaz. Ama bunun doğuracağı sorumluluklar da o aşıyı yaptırmayan kişiye ait olacaktır” diye konuştu.
zaman:
03:15
Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerin virüse yakalanmaması için önlem alınmasını istedi.
Domuz gribine karşı okullarda merdiven tırabzanları, kapı kolları, musluk başları, elektrik düğmeleri ve masalar ile sıraların yüzeyleri dezenfektan maddeleri ile sık sık temizlenecek. Sınıf ve odaların pencereleri belli aralıklarla açılarak kapalı alanlar havalandırılacak. Tuvaletlerde sıvı sabun bulundurulacak.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, halk arasında ”domuz gribi” olarak bilinen (H1N1) virüsüne karşı okullarda alınması gereken önlemlere ilişkin valiliklere genelge gönderdi.
Bakan Çubukçu’nun imzasıyla yayımlanan genelgede, dünyanın birçok ülkesinin yaklaşık bir yıldır, kolayca yayılabilen, ölüm ve iş gücü kaybına neden olan ”domuz gribi” virüsü salgınının tehdidi altında olduğu hatırlatılarak, virüsün, eğitim ve öğretimin sürdürüldüğü toplu yaşam yerleri olan okullarda daha kolay yayılabildiği belirtildi.
Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıkları arasında yürütülen çalışmalar kapsamında, 12-16 Ekim 2009 tarihleri arasında Yalova Hizmetiçi Eğitim Enstitüsünde 81 ilden 105 öğretmenin ”il eğitimcisi” olarak görevlendirildiği kaydedilen genelgede, ihtiyaç duyulması halinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık meslek liseleri meslek dersleri öğretmenleri ile il sağlık müdürlüğü personelinden de yararlanılacağı bildirildi.
-ÖNLEMLER-
Genelgede; genel bütçe, il özel idareleri bütçeleri, okul aile birlikleri ve sivil toplum örgütlerinin maddi kaynaklarından yararlanmak suretiyle alınacak önlemler şöyle sıralandı:
- İl sağlık müdürlükleri ile koordineli bir şekilde iş birliği yapılarak eğitim ağırlıklı çalışma planı hazırlanarak yürürlüğe konulması,
- İl ve ilçelerde eğitim çalışmalarının yürütülmesinden sorumlu koordinatörlerin görevlendirilmesi,
- İl eğitimcilerinin, eğitimci olarak katıldığı seminerlerde, örgün ve yaygın eğitim kurumlarından birer yönetici veya öğretmeni konu hakkında bilgilendirmesi,
- Bu eğitimi alan yönetici ve öğretmenlerin kendi okullarındaki yönetici, öğretmen, personel ve gerektiğinde velilere eğitim vermesi,
- İl eğitimcilerinin yapacağı programa bağlı olarak öğretmenlerin kendi sınıflarındaki öğrencileri bilgilendirmesi,
- Eğitim kurumlarının merdiven tırabzanları, kapı kolları, musluk başları, elektrik düğmeleri ve masalar ile sıraların yüzeylerinin, il sağlık müdürlüklerinin tavsiye edeceği dezenfektan maddeleri ile sık sık temizlenmesi,
- Sınıf ve diğer odaların pencerelerinin belli aralıklarla açılarak kapalı alanların havalandırılması,
- Tuvaletlerde sıvı sabun bulundurulması, usulüne uygun olarak ellerin sabunlu su ile yıkanması ve bu konunun nöbetçi öğretmenlerce takibinin yapılması,
- Bakanlıkça görevlendirilen il eğitimcileri ile il sağlık müdürlüğü personelinin yapacağı uyarılar doğrultusunda gerekli ek önlemlerin alınması,
- Eğitim kurumlarında yapılacak araştırma sonucunda hastalık sebebiyle devamsızlığın artması durumunda il sağlık müdürlüklerinin bilgilendirilmesi,
- Bulaşmayı önlemek amacıyla, hastalık belirtisi olan öğrencilerin en kısa sürede muayenelerinin sağlanarak grip belirtileri olan öğrencilerin bu belirtiler geçinceye kadar eğitim kurumlarına gönderilip gönderilmeyeceği hususunun il sağlık müdürlüklerince tespit edilmesinin sağlanması,
- Öksürük ve hapşırık sırasında ağız ve burnun tek kullanımlık kağıt mendille kapatılması ve mendilin çöp kutusuna atılması,
- Yapılan çalışmaların amacına ulaşması için alınacak önlemlerin öncelikle yatılı ve pansiyonlu eğitim kurumları ile resmi ve özel pansiyonlar ve öğrenci yurtları olmak üzere Bakanlığa bağlı her kademedeki eğitim kurumlarında titizlikle uygulanması.
zaman:
03:14
Diyarbakır’da domuz gribi alarmı.
Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu, domuz gribi vakası nedeniyle il merkezindeki tüm okullarda eğitim öğretime 7 gün ara verilmesini kararlaştırdı.Sağlık Bakanlığı sabah saatlerinde , Diyarbakır’da 7 domuz gribi vakası görüldüğünü, bunların 6’sının öğrenci olduğunu açıkladıktan sonra Huzurevleri ve Hantepe İlköğretim okullarında okullar bir hafta tatil edildiğinu duyurmuştu.
ilköğretim okulunda okuyan öğrenciler sabah saatlerinde okula geldiklerinde okulun tatil olduğunu öğrendi. Veliler ise domuz gribinden habersiz çocuklarını okula getirdiklerinde domuz gribi vakasını öğrenince şok oldu. Domuz gribi şüphesiyle müşahade altına alınan öğrencilerin tedavisi devam ediyor.
VALİLİKÇE GEREKLİ ÖNLEMLERİN ALINMASI İÇİN KRİZ MASASI OLUŞTURULDU
Diyarbakır Valiliğince 4 okulda 5′i öğrenci 7 kişide domuz gribi vakasına rastlanması nedeniyle kriz masası oluşturuldu.
Valilikçe, Hantepe Eğitim Şehitleri İlköğretim Okulu, Huzurevleri İlköğretim Okulu, Süleyman Nazif İlköğretim Okulu ve Diclekent İlköğretim Okulu’nda 5′i öğrenci 7 kişide domuz gribi vakasına rastlanması nedeniyle okulların 5 gün süreyle tatil edilmesinin ardından kriz masası oluşturuldu.
Kriz masası üyeleri her gece yerel kanallarda vatandaşları, almaları gereken kişisel tedbirler hakkında bilgilendirecek, ayrıca basına düzenli bilgi verecek.
Kurul üyelerinden Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Ceylan, vakaların görülmesi üzerine hemen bir kriz masası oluşturulduğunu ve kurul üyelerinin bugün Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun başkanlığında toplanacağını söyledi.
Hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan kişilerin bu belirtiler geçinceye kadar dışarı çıkmamaları gerektiğini belirten Ceylan, şöyle dedi:
”Hasta olan öğrencilerimizin tedavisi sürüyor. Okullarımızda öğrencilerimizden alınan boğaz örnekleri İl Hıfzıssıhha Kurulu’na gönderiliyor. Virüs hızlı yayıldığı için hasta olanların evden çıkmamaları, başka insanlarla temas etmemeleri ve kendi kişisel eşyalarını kullanmaları gerekmektedir.”
Valilik, kentte toplam 7 H1N1 (domuz gribi) vakasına rastlandığını, bu vakalardan 5′inin öğrenci olduğunu, öğrencilerin eğitim gördüğü Hantepe Eğitim Şehitleri İlköğretim Okulu,
Huzurevleri İlköğretim Okulu, Süleyman Nazif İlköğretim Okulu ve Diclekent İlköğretim Okulunda bugünden itibaren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verildiğini açıklamıştı.
ANKARA’DAKİ OKUL DA BUGÜN DE DERSBAŞI YAPILMADI
Öte yandan Ankara’da domuz gribi görülen Bilkent İlköğretim Okulu’nda öğrenciler bugün de dersbaşı yapamadı. Son 5 günde 41 kişide H1N1 virüsünün görüldüğü okulun Çarşamba günü açılması bekleniyor.
Domuz gribi nedeniyle geçtiğimiz hafta bir hafta tatil edilen okula hafta başında sadece öğretmenlerin ve bazı çalışanların geldiği görüldü. Sabah saatlerinde okula gelen öğretmenler, sessiz bir şekilde okula giriş yaptı.
Okul, öğrencilerin yokluğunda sessizliğini korumaya devam etti. Domuz gribinin okullarda yayılmaya başlamasıyla beraber öğretmenlerin öğrencileri bilgilendirdiği ve hangi tedbirleri almaları gerektiği ile ilgili bilgiler verdiği öğrenildi.
Çarşambaya kadar tatil edilen Bilkent İlköğretim Okulu önünde servis bekleyen başka bir okulun öğrencisi, “Domuz gribini biliyorum. Öğretmenlerimiz anlattı. Domuz gribinden korunmak için elimizi yıkamamız gerekiyor.” dedi.
zaman:
03:14
DİYARBAKIR’ın merkez Kayapınar İlçesi’ndeki 7 öğrencinin ‘domuz gribine’ yakalanması sonucu, Sağlık Müdürlüğü’nün talebi ve Valilik talimatıyla 2 okulda daha 5 günlük tatil ilan edildi. Böylece tatil edilen okul sayısı 4′e yükseldi. ‘H1N1′ virüsü tespit edilen 5′i öğrenci 7 kişinin evlerinde aile fertleriyle birlikte karantinaları devam ediyor.
Merkez Kayapınar İlçesi’ndeki Huzurevleri İlköğretim Okulu ve Hantepe Şehitleri İlköğretim Okulu’nda bazı öğrencilerde ‘H1N1 virüsü’ tespit edildi. Domuz gribi tespit edilen öğrenciler evlerinde aile fertleriyle birlikte karantina altına alındı. Kontrollerini sıklaştıran Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü ile Hıfsızıha Müdürlüğü ekipleri, önlem amacıyla 2 okulun daha tatil edilmesini istedi. Bunun üzerine Diyarbakır Valiliği, Süleyman Nazif ile Dicle Kent İlköğretim Okulu’nda ikinci bir talimamata kadar eğitim-öğretime ara verildi.
KRİZ MASASI OLUŞTURULDU
Diyarbakır Valiliğince 4 okulda 5′i öğrenci 7 kişide domuz gribi vakasına rastlanması nedeniyle kriz masası oluşturuldu.
Valilikçe, Hantepe Eğitim Şehitleri İlköğretim Okulu, Huzurevleri İlköğretim Okulu, Süleyman Nazif İlköğretim Okulu ve Diclekent İlköğretim Okulu’nda 5′i öğrenci 7 kişide domuz gribi vakasına rastlanması nedeniyle okulların 5 gün süreyle tatil edilmesinin ardından kriz masası oluşturuldu.
Kriz masası üyeleri her gece yerel kanallarda vatandaşları, almaları gereken kişisel tedbirler hakkında bilgilendirecek, ayrıca basına düzenli bilgi verecek.
Kurul üyelerinden Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Ceylan AA muhabirine yaptığı açıklamada, vakaların görülmesi üzerine hemen bir kriz masası oluşturulduğunu ve kurul üyelerinin bugün Vali Hüseyin Avni Mutlu’nun başkanlığında toplanacağını söyledi.
Hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan kişilerin bu belirtiler geçinceye kadar dışarı çıkmamaları gerektiğini belirten Ceylan, şöyle dedi:
“Hasta olan öğrencilerimizin tedavisi sürüyor. Okullarımızda öğrencilerimizden alınan boğaz örnekleri İl Hıfzıssıhha Kurulu’na gönderiliyor. Virüs hızlı yayıldığı için hasta olanların evden çıkmamaları, başka insanlarla temas etmemeleri ve kendi kişisel eşyalarını kullanmaları gerekmektedir.”
Valilik, kentte toplam 7 H1N1 (domuz gribi) vakasına rastlandığını, bu vakalardan 5′inin öğrenci olduğunu, öğrencilerin eğitim gördüğü Hantepe Eğitim Şehitleri İlköğretim Okulu, Huzurevleri İlköğretim Okulu, Süleyman Nazif İlköğretim Okulu ve Diclekent İlköğretim Okulunda bugünden itibaren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verildiğini açıklamıştı.
VALİLİK AÇIKLAMASI
Diyarbakır Valiliği 4 okulda 5′i öğrenci 7 kişide domuz gribi vakasına rastlandığını açıklarken bunlardan 5′inin öğrenci olduğunu bildirdi. Açıklamada şöyle denildi:
“Bu öğrencilerimizin eğitim gördüğü 4 okul; Hantepe Eğitim Şehitleri İlköğretim Okulu, Huzurevleri İlköğretim Okulu, Süleyman Nazif İlköğretim Okulu ve Diclekent İlköğretim Okulu’dur. Bu nedenle 19 Ekim 2009 Pazartesi gününden itibaren bu okullarımızda 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verilmiştir. Domuz gribi vakalarıyla ilgili her türlü tedbir alınmış olup gelişmelerden halkımız süratli olarak şeffaf bir şekilde bilgilendirilmeye devam edilecektir.”
Diyarbakır Sağlık İl Müdürü Dr. Namık Kemal Kubat, domuz gribi tespit edilen 7 kişinin evlerinde karantinada olduklarını belirterek, şunları söyledi:
“Yaptığımız kontroller sonucu 2 okulda daha domuz gribi şüphesi ile eğitim ve öğretimin durdurulmasını istedik. Diyarbakır Valiliği’nin talimatıyla Süleyman Nazif ve Dicle Kent İlköğretim Okulları’nda da ikinci emre kadar eğitim-öğretime ara verildi. Karantina altında olan 6’sı öğrenci toplam 7 kişi için çalışmalarız ve kontrollerimiz sürüyor. Ekiplerimiz 24 saat karantina olan evlerin önünde hazır bekliyor. Domuz gribine yakalanan kişilerin evde karantina altına tutmamızın sebebi, virüsün yayılmasını önlemektir.”
zaman:
03:13
Diyarbakır’da 7 ilköğretim öğrencisinde domuz gribi tespit edilmesi ardından kentte 4 ilköğretim okulu 5 gün süreyle tatil edilirken, Vali Hüseyin Avni Mutlu başkanlığında oluşturulan kriz masası, kenteki tüm okulların tatil edilip edilmemesini görüşmek üzere toplandı.
Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Namık Kemal Kubat, ilköğretim okulu öğrencisi kızı M.K.’de yapılan testlerinde de domuz gribine rastlandığını söyledi. Kızının test sonuçlarını bu sabah aldığını ve sonucun pozitif çıktığını belirten Kubat, ailelerin tedirgin olmamalarını istedi. Domuz gribi konusunda gerekli önlemlerin alındığını belirten Kubat, şöyle dedi: “Bu grip mevsimlik gripten daha kolay atlatılıyor. Hastalık tespit edilen kişilerin ateşlerine dikkat etmesi gerekiyor. Gerekli tüm önlemleri aldık. Oluşturulan kriz masası çalışmalarını sürdürüyor. Tüm sağlık kuruluşlarındaki personel de domuz gribine karşı uyarıldı.”
zaman:
03:12
Erzurum’da bir kişide Domuz Gribi belirlendi. Çek Cumhuriyeti’nden dönen 35 yaşındaki M.A.’dan alınan kan numunesinde domuz gribi virüsü saptandı.
Erzurum’da 1 kişide domuz gribi tespit edildi. Hastanın gözlem altına alındığı öğrenildi.
Cihan muhabirinin edindiği bilgiye göre, yüksek ateş şikâyeti ile gittiği hastanede alınan kan örneklerinde domuz gribi virüsüne rastlanan şahsın kan numunesi doğrulama için Ankara’ya gönderildi. Burada da domuz gribi virüsü pozitif çıkan hasta Sağlık İl Müdürlüğü tarafından kontrol altına alındı.
Evli olan şahsın çocuğundan da kan örnekleri alınarak Ankara’ya gönderildiği bildirildi. Genel sağlık durumu iyi olan hasta ve ailesinin çevre ile irtibat kurulmasına izin verilmediği öğrenildi.
Domuz gribi vakasını doğrulayan Sağlık İl Müdürü Serhat Vançelik, hastanın gözlem altına alındığını ve gerekli müdahalelerin yapıldığını belirtti.
Öte yandan, hastanın sürekli yurt dışına gidip geldiği kaydedildi.
zaman:
03:12
Domuz Gribi Okul Tatil Ettirdi! Ankara’da domuz gribi vaka sayısı yükselirken Diyarbakır’da 2 okul domuz gribinden dolayı tatil edildi. Bu arada beklenen aşı Türkiye’ye geldi…
Ankara’da domuz gribi vaka sayısı 41′e yükselirken Diyarbakır’da 2 okul domuz gribinden dolayı tatil edildi.
Sağlık Bakanlığı, Diyarbakır’da 2 okulda domuz gribi vakaları belirlenmesi nedeniyle yarından itibaren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verileceğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bugüne dek üklede belirlenen pandemik H1N1 gripli hasta sayısının toplam 551 olduğu, Ankara’da son 5 günde belirlenen vaka sayısının ise 41′e ulaştığı bildirildi.
Bu vakaların genel durumlarının iyi olduğu ve takiplerinin sürdüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
”Öte yandan Diyarbakır ilimizde 7 yeni pandemik H1N1 gribi vakası tespit edilmiş olup bu vakaların 6 tanesi öğrencidir. Bu vakaların görülmesi üzerine, Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu bugün toplanarak 2 okulda (araya hafta sonu tatilinin girmesi de gözönünde bulundurularak) yarından itibaren tedbiren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verilmesine karar vermiştir. Diyarbakır’daki vakaların da genel durumları iyi olup takipleri evlerinde devam etmektedir.”
Bakanlığın açıklamasında, hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan çocukların bu belirtiler geçinceye dek okula, dershaneye, kreş veya bakımevine gönderilmemesi uyarısında bulunularak, ellerin sık sık su ve sabunla yıkanmasının hastalığın bulaşmasını önlemede en önemli önlemlerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Öksürük veya hapşırık sırasında ağız ve burnun tek kullanımlık kağıt mendille kapatılması ve mendilin çöp kutusuna atılması önerilerinde bulunulan açıklamada, evlerin ve diğer kapalı mekanların sık sık havalandırılması, özellikle sık dokunulan eşya ve yüzeylerin temizlenmesi gerektiği ifade edildi.
Domuz gribi aşısı Türkiye’de
Sağlık Bakanlığı’nın domuz gribine karşı aldığı aşıların 500 bin dozluk ilk partisi İstanbul’a geldi.
AA muhabirinin Sağlık Bakanlığı yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Novartis firmasından sağlanan ve İtalya’nın başkenti Roma’dan yüklenen aşılar, bugün akşam saatlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’na ulaştı. Aşıların yarın sabah erken saatlerde Ankara’ya getirilmesi bekleniyor.
İlk parti aşı, Sağlık Bakanlığı’nın Esenboğa Havalimanı yakınlarındaki depolarına intikal ettirilecek ve buradan rastgele seçilen numuneler Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’ne gönderilecek. Burada gerekli testler yapıldıktan sonra aşının uygulanabilir olduğuna karar verilirse aşılar, sağlık kuruluşlarına dağıtılacak.
Yetkililer, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi’ndeki inceleme sürecinin 5-20 gün arasında değişebileceğini söylediler.
Aşılar, uygunluğu onaylanıp sağlık kuruluşlarına gönderildikten sonra ilk olarak sağlık personeline yapılacak. Aşılamada poliklinik hizmeti verenlerle enfeksiyon ünitelerinde görev yapan hekim, hemşire ve diğer sağlık personeline öncelik tanınacak. Aşılama, hem kamu hem de özel sağlık kuruluşlarındaki sağlık personeline yapılacak.
Diş hekimleri de öncelik verilen grup arasında yer alacak. Daha sonra peyderpey diğer sağlık personelinin aşılanması sürecek. Yetkililer, 300-350 bin sağlık personelinin aşılanmasının planlandığını bildirdiler.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, sağlık personelinin domuz gribi virüsü bulaşan vakaların tedavisini üstlenmesi ve herhangi bir biçimde virüs kapmaları durumunda hastalara bulaştırma olasılığı bulunduğu için aşılamada en öncelikli grup olarak belirlediklerini kaydettiler.
Öte yandan hacı adayları da gelen ilk partiyle aşılacak. Hacı adaylarının Suudi Arabistan’a hareketinden önce aşılanmaları gerektiğini belirten yetkililer, bu nedenle hacı adaylarının aşılamada öncelik taşıdığını bildirdiler.
zaman:
03:11
Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu, 6’sı öğrenci 7 kişide H1N1 virüsü belirlenmesi nedeniyle 2 okulda yarından itibaren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verilmesine karar verdi.
Sağlık Bakanlığı, Diyarbakır’da 2 okulda domuz gribi vakaları belirlenmesi nedeniyle yarından itibaren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verileceğini bildirdi.
Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bugüne dek üklede belirlenen pandemik H1N1 gripli hasta sayısının toplam 551 olduğu, Ankara’da son 5 günde belirlenen vaka sayısının ise 41′e ulaştığı bildirildi. Bu vakaların genel durumlarının iyi olduğu ve takiplerinin sürdüğü belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
”Öte yandan Diyarbakır ilimizde 7 yeni pandemik H1N1 gribi vakası tespit edilmiş olup bu vakaların 6 tanesi öğrencidir. Bu vakaların görülmesi üzerine, Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulu bugün toplanarak 2 okulda (araya hafta sonu tatilinin girmesi de gözönünde bulundurularak) yarından itibaren tedbiren 5 gün süreyle eğitim ve öğretime ara verilmesine karar vermiştir. Diyarbakır’daki vakaların da genel durumları iyi olup takipleri evlerinde devam etmektedir.”
Bakanlığın açıklamasında, hastalığın yayılımını engellemek için grip belirtileri olan çocukların bu belirtiler geçinceye dek okula, dershaneye, kreş veya bakımevine gönderilmemesi uyarısında bulunularak, ellerin sık sık su ve sabunla yıkanmasının hastalığın bulaşmasını önlemede en önemli önlemlerden biri olduğuna dikkat çekildi.
Öksürük veya hapşırık sırasında ağız ve burnun tek kullanımlık kağıt mendille kapatılması ve mendilin çöp kutusuna atılması önerilerinde bulunulan açıklamada, evlerin ve diğer kapalı mekanların sık sık havalandırılması, özellikle sık dokunulan eşya ve yüzeylerin temizlenmesi gerektiği ifade edildi.
zaman:
03:10
Ankara’da Bilkent’te domuz gribine yakalanan öğrenci sayısı 26′ya yükseldi.
zaman:
03:09
New York’ta aşı yaptırmaları zorunlu kılınan sağlık görevlileri kampanyayı durdurmak için dava açtılar.
Başkent Washington’daki bir federal mahkemede açılan davanın dilekçesinde, “Bir domuz gribi salgınını önlemeyi bırakın, zayıflatılmış canlı virüs içeren burun aşıları bir H1N1 salgınını tetikleyebilir” denildi. Dava açan 6 avukattan biri olan Tim Turner, “H1N1 aşılarının hiçbiri uygun şekilde test edilmedi” dedi. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) yeni bir ilaç olan domuz gribi aşısının güvenli ve etkili olup olmadığına dair gerekli testleri yapmadığını söyleyen avukat, “Test yapılması gerektiğini söylerken, herhangi bir tıp okulundaki bir profesörün bazı öğrencileri üzerinde deneme yapıp, ‘Bir problem görmüyorum’ demesini kast etmiyorum” diye konuştu.
Turner, yetkililerin, yeni virüsün mevsimsel grip virüsüne çok benzediğini, bu yüzden de aşı üzerinde yeni bir ilaçta yapılması gereken testlerin uygulanmasına gerek olmadığını söylediğini belirtti. Turner, şikâyetlerinin kabul edilmesi halinde aşının ülke genelinde dağıtımının durdurulacağını kaydetti. ABD’de zayıflatılmış canlı H1N1 virüsü içeren 2.4 milyon doz burun spreyi şeklindeki domuz gribi aşısı geçen hafta eyalet ve yerel sağlık idarelerine dağıtılmıştı.
AŞILAMA GECİKECEK
ABD Hastalıklardan Korunma ve Kontrol Merkezi’nden yapılan açıklamada, domuz gribi aşı dağıtımının, firmaların yeteri kadar aşı üretemememesi yüzünden geciktiği kaydedildi. Merkezin Sözcüsü Dr. Anne Schuchat, ekim ayı sonu itibariyle 40 milyon doz aşının hazır olmasının beklendiğini ancak, bu sürede ancak 28 ila 30 milyon doz aşının hazır olabileceğinin anlaşıldığını açıkladı.
zaman:
03:08
Dünyada 4.500 kişinin ölümüne neden olan domuz gribiyle mücadele çerçevesinde başlayacak aşı kampanyasında öncelik hamileler, sağlık personeli ve 6 ay ile 3 yaş arası küçüklerin olacak. Yumurtaya karşı şiddetli alerjisi olanların aşı olmaları sakıncalı.
Türkiye domuz gribiyle ilgili yalan yanlış ve ürkütücü haberlerle çalkalanıyor. Hükümet, birçok konuda olduğu gibi, halkı aydınlatmada yetersiz. Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesindeki domuz gribi bilgileri eski ve geçersiz. İşte bir örnek:
Soru: “Domuz gribinden kendimi nasıl koruyabilirim?”
Cevap: “Halen domuz gribinden koruyucu bir aşı bulunmamaktadır.”
Yan etkiler, birçok aşılarda karşılaşılması muhtemel olaylardandır.
Önemli olan bunların ne sıklıkla görüldüğüdür. Bunun için uzun vadeli bir gözlem verisine ihtiyaç vardır. Ancak dünya çapında bir salgın olması ve durumun ciddiyeti nedeniyle, bizimki dahil hükümetler bu tarzda bir gözlem çalışmasının sonuçlarını beklememeyi tercih ediyor.
Geçen yüzyılda 1918, 1957 ve 1968’de nezle salgınlarında milyonlarca kişinin ölmesi hükümetleri temkinli olmaya yöneltti.
- Hamile kadınlar. Çünkü onlar daha çok risk altındadır ve aşının aşılanamayan bebeklerine de koruma sağlama potansiyeli var.
Altı aydan küçük bebeklerle yaşayanlar veya onlara bakanlar veya sağlık hizmeti verenler. Çünkü bu çağdaki bebekler daha çok risk altındadır ve aşılanamazlar.
Ve bakanlığın tavsiyesi:
“Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.”
Oysa kapalı kapılar arkasında hummalı bir faaliyet var. Hükümet devasa bir aşı kampanyasına hazırlanıyor. Ama halk arasında ve internette bu kampanyaya sinsice zarar verebilecek yanlış bilgiler dolaşmaya devam ediyor.
İşte bunlardan bazıları:
- Domuz gribi laboratuvarlarda biyolojik silah olarak üretiliyor.
Yalan. Domuz gribi bildiğimiz gribin değişik bir cinsidir. Değişik olduğu için vücutlarımız ona karşı bağışıklık geliştirmedi. Bağışıklık sisteminin aşıyla takviye edilmesi gerekir.
- Domuz gribi aşısı da henüz geliştirilen ve içeriği açısından ölümcül tehlikeleri olan bir ürün.
Yanlış. Aşının yeni geliştirildiği doğru. Çünkü hastalık yeni. Bazı yan etkileri var ama bunlar başka aşılarda bulunanlardan fazla değil.
- Üç firma tarafından üretilen aşıların lisansı yok.
Yanlış. Domuz gribi aşısı üreten uluslararası firmaların lisans almadan aşı satmaları imkânsızdır. Hiçbir Avrupa Birliği ülkesi lisanssız aşı kullanamaz.
- ABD’nin bazı eyaletlerinde zorunlu aşılamaya karşı tepkiler artıyor.
Yalan. ABD’de aşı zorunlu değil. Bu aşamada, Türkiye dahil hiçbir ülkede zorunlu aşı yoktur.
- Bu aşılar yapıldığı takdirde Guillain-Barre Sendromu, Vaskülit Felç, Anafilaktik şok ve ölüme neden olabileceği duyuruluyor.
Yalan. Böyle olsaydı aşılar lisans alamazdı.
- Yan etkilerin ne olduğu hem üretici firmaların hem de ABD Sağlık Bakanlığı İngiliz sağlık kurumu NHS’in sitelerinde var.
NHS, domuz gribi aşısı denemelerinde Guillain-Barre Sendromu’na (bir tür felç) rastlanmadığını açıkladı.
Yan etkiler, birçok aşılarda karşılaşılması muhtemel olaylardandır.
Önemli olan bunların ne sıklıkla görüldüğüdür. Bunun için uzun vadeli bir gözlem verisine ihtiyaç vardır. Ancak dünya çapında bir salgın olması ve durumun ciddiyeti nedeniyle, bizimki dahil hükümetler bu tarzda bir gözlem çalışmasının sonuçlarını beklememeyi tercih ediyor.
Geçen yüzyılda 1918, 1957 ve 1968’de nezle salgınlarında milyonlarca kişinin ölmesi hükümetleri temkinli olmaya yöneltti.
- Dünya gribe karşı vitamin takviyesi ve geçmişte kullanılan ilaçlarla çözüm sunuyor.
Yalan. Batılı devletler arasında vitamin takviyesiyle soruna çözüm arayan yoktur.
Aşı olmaması veya beklemesi gerekenler;
Yumurtaya karşı şiddetli, ölüm tehlikesi yaratabilecek alerjisi olanlar domuz gribi aşısı olmamalıdır.
Aynı uyarı, aşının ihtiva ettiği diğer maddelere alerjisi olanlar için de geçerlidir. Bu nedenle alerjisi olanlar aşının içeriğini öğrendikten sonra aşılanmalıdır.
Eğer herhangi bir şeye karşı alerjiniz varsa alerjinizin ne olduğunu aşıcıya söyleyin.
- Normal grip aşısına karşı hayatınızın tehlikeye girdiği bir alerji tepkisi verdinizse,
- Guillain Barre Sendromu olarak adlandırılan hastalıktan mustaripseniz,
Size aşı yapacak olan kişiye bildiriniz.
“Bunlar aşı olmamanız için bir neden sayılmayabilir ama sağlık personeli karar vermenize yardımcı olur” diyor ABD Sağlık Bakanlığı.
Kampanya ay sonunda başlayacak
Gerek ABD gerekse İngiliz yetkililer aşağıdaki kişilerin öncelikli olarak domuz gribi aşısı olmasını tavsiye ediyor. Bizde de bu ay sonunda veya en geç gelecek ayın başında başlayacak olan aşı kampanyasında da, birkaç ilave ile aynı öncelik uygulanacak.
Hastane gibi yerlerde çalışan sağlık personeli. Çünkü onlar bulaşıcı hastalıklara karşı daha fazla açıktırlar ve hastalıklarını zayıf bünyeli hastalarına geçirebilirler.
- Altı ay ile 24 yaş arasındaki kişiler. Çünkü bunların çoğu okulların kalabalık ortamlarındadır ve hastalığı kolaylıkla birbirlerine geçirebilirler.
- 25 ile 64 yaş arasında olup da kronik bir hastalıktan mustarip olan veya bağışıklık sistemi hastalık sonucu zayıflamış olanlar.
- 25-65 yaş aralığındakiler ile 65 ve daha üstü yaşlarda bulunanlara sıra aşı bollaşınca gelecek.
Ne zaman aşı olalım?
“Tedarik edilir edilmez aşı olun” diyor ABD Sağlık Bakanlığı.
Çocuklar?
“9 yaşına kadar çocuklar bir ay ara ile iki defa aşı olmalıdır. Daha büyük çocuklara bir doz yeter.”
Hamileler
Hamile kadınlar ve süt veren anneler aşı olabilir ve öncelikli olarak olmalıdır.
zaman:
03:07

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı ile İl Sağlık Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği “Enine Boyuna Domuz Gribi (İnfluenza A H1N1) Toplantısı”, 15 Ekim 2009 Perşembe günü gerçekleştirildi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı ile İl Sağlık Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği “Enine Boyuna Domuz Gribi (İnfluenza A H1N1) Toplantısı”, 15 Ekim 2009 Perşembe günü gerçekleştirildi. Mart-Nisan aylarında tüm dünyayı etkisi altına alan domuz gribi, toplam 500 milyon insanın hastalığına ve yaklaşık 4 bin kişinin de yaşamını yitirmesine neden olmuştur. Ülkemizde de Ekim ayı sonundan 2010 yılı Mart ayı sonuna kadar iklimle ilişkili olarak salgınların ortaya çıkacağı tehlikesine karşı halkı bilinçlendirmek amacıyla düzenlenen toplantıya Afyon Kocatepe Üniversitesi öğretim üyelerinin yanı sıra Sağlık Bakanlığı yetkilileri de konuşmacı olarak katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan AKÜ Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necat İmirzalıoğlu, son günlerde ülkemizi önemli ölçüde etkisi altına domuz gribinin ortak yaşam alanlarında hızla yayılması, önlem alma ve bilinçlendirme açısından toplantının önemli olduğunu belirtti. Bu tür toplantıların daha fazla yapılması gerektiğini ifade ederek, “Bu tür toplantıların yapılmasını üniversite olarak ana görevlerimizden biri olarak görüyorum. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ali Altuntaş’ın talimatları doğrultusunda önümüzdeki günlerde üniversitemiz Atatürk Kongre Merkezinin bin kişilik salonunda, aynı konuda çok daha geniş katılımlı bir toplantı düzenleyeceğimizi de belirtmek isterim.” dedi.
Ardından başkanlığını AKÜ Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Cem Aktepe’nin yaptığı ve AKÜ Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Altındiş, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığından Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gülay Korukluoğlu ile AKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Bozkurt’un konuşmacı olarak katıldığı birinci oturuma geçildi.
Doç. Dr. Mustafa Altındiş, “Global Kriz: İfluenza ve Yeni Virüsler (Domuz Gribi ve Kuş Gribi” başlıklı sunumunda, ifluenza salgınlarının kuş gribi ile gündeme geldiğini ve ilk salgının 1500′lü yıllarda ortaya çıktığını belirterek, “Domuz gribi, son 6 aydır gündemimize girmiş ve yaygın enfeksiyon yaparak, yüksek oranda ölümlere neden olmuştur. Domuz gribi virüsü, domuzlarda enfeksiyon yaratan bir virüs olup, çok kolay bulaşabiliyor. Hastalık yapma oranının düşük olmasına karşın ölümcül vakalara dönüşme oranı daha yüksektir. Domuz gribi, 1976′da da çok sayıda kişiyi etkilemiş, 2005-2009 yılları arasında Amerika Birleşik Devletlerinde 12 domuz gribi vakası tespit edilmiş ve günümüzde de bunun etkilerinin sürdüğünü görmekteyiz. Domuz gribinin 4 Ekim 2009 tarihine kadar bildirilen vaka ve ölüm sayılarına baktığımızda bu sayılar toplamda 4525′e ulaşmıştır.” dedi. Doç. Dr. Altındiş, influenzanın üst solunum yolu, burun, boğaz ve bazen akciğerleri saran bir enfeksiyon olduğunu ifade ettiği konuşmasında “Bu enfeksiyonda, yüksek ateş, baş ağrısı ve öksürme gibi belirtiler kendini gösterir. Yaklaşık bir hafta süren bu enfeksiyon, her yıl nüfusun yüzde 5-15′ni infekte eder. İnfluenza virüsünün A, B ve C formları vardır; ancak biz A grubu virüslerden etkilenmekteyiz.” şeklinde konuştu. Ardından Uzm. Dr. Gülay Korukluoğlu, “Türkiye’deki Durum ve Yeni Olgular” başlıklı sunumunda ülkemizdeki pandemi hazırlıklarından söz ederek, “Türkiye’de pandemi hazırlığı, domuz gribi ile gündeme gelmemiştir. Kuş gribi kapsamında zaten influenza virüsüne karşı toplumun nasıl korunabileceğine yönelik çalışmalar başlamıştı. Pandemik Grip Ulusal Faaliyet Planı, 2006 yılında yayımlandı. Bu plan kapsamında ulusal plana paralel olarak il planları hazırlandı, tatbikatlar yapıldı. Ayrıca pandemik aşı temini için çalışmalar yapıldı ve risk grupları oluşturularak bunlara yönelik aşı temin edildi. Bu plana göre gebeler, 6-35 aylık çocuklar, sağlık personeli, yangın ve ulaşım hizmetleri ile doğalgaz tesislerinde çalışanlar, silahlı kuvvetler mensupları risk grubu içerisinde yer almakta olup, virüse karşı korunma bebek ve genç nüfusta daha düşük.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Zehra Bozkurt ise “Domuz Gribi: Hayvancılık Boyutu” başlıklı bir sunum yaptı. Prof. Dr. Bozkurt, domuzlardaki bağışıklık sisteminin sayıf düşmesi sonucunda domuz gribinin ortaya çıktığını belirterek, domuz yetiştiriciliğinin önemli olduğu ülkelerde domuzların barınma ve nakilleri sırasında bazı yanlış uygulamaların da domuz gribine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Bozkurt, “Domuzlar kronik soğuk etkisinde kaldılar, yavru domuzlar beton zeminli barınaklara kapatıldı. Sert yüzeylere sürekli temaslar deri lezyonlarına neden oldu. Domuzların stabil olmayan ortamlarda barındırılması, onları sosyal çevrede saldırıya yöneltti ve büyüyen domuzların kuyrukları kesildi. Bu ortam içerisinde domuzlar annelik davranışı yapmayı reddettiler. İnsanoğlu günümüzde tamamen kendi arzuları doğrultusunda domuz, sığır, tavuk, kuş, vb. hayvanlardan ticari anlamda daha fazla verim elde etmek adına barınma alanlarını daraltarak, onları elverişsiz ortamlarda yaşamaya mecbur kılıyor.” diye konuştu.
AKÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Altındiş’in başkanlık yaptığı ikinci oturumda ise Uzm. Dr. Gülay Korukluoğlu “İnfluenza: Laboratuvar Bulguları ve DSÖ Akış Şeması”; Doç. Dr. Ayşegül Gözalan, “İnfluenza Epidemiyolojisi ve Sürveyans” ve Doç. Dr. Orhan Cem Aktepe, “Aşılama ve Proflaksi” başlıklı sunumlarını yaptılar. Toplantı, dinleyicilerin sorularının cevaplandırılmasının ardından sona erdi.
zaman:
07:49










